TTB’ye sosyal medya üzerinden yapılan saldırılar hakkında

Sosyal medyada Türk Tabipleri Birliği’ne yönelik dönemsel olarak saldırılar gerçekleştirilmektedir.

Ankara katliamı sonrasında da benzer olaylarla karşı karşıya kalınmıştır. Ancak kaygı verici olan bu tür saldırıların olması değil, “yasta, isyanda değiliz topluca geberdi kafir dölleri” gibi yorumların yapılabilmiş olmasıdır. İnsanların ölmesine sevinebilenlerin varlığı bizim için gerçek bir üzüntü kaynağıdır.

Bu duygularımızla birlikte durumu anlama çabası içinde TTB’ye yönelik ağır eleştiri sınırlarını aşan, küfür, hakaret ve asılsız isnatlar içeren yorumlar ve yorum sahiplerinin sosyal medya profilleri incelenmiştir. Buna göre eleştirilerini ithamla destekleme çabasındaki üç hekim dışında meslektaşlarımızın saldırgan yorumuna rastlanmamıştır.

Diğer profil sahiplerinin çoğunluğunun 20’li yaşlarda olduğu, çoğunluğunun iş ya da meslek sahibi olmadığı, sayıca az kısmının üniversite öğrencisi olduğu görülmüştür. Saldırgan yorumların nitelik olarak, yanlış ya da eksik bilgiden kaynaklı, çoğunlukla ezbere kanaatler içerdiği görülmektedir.

Yapılan inceleme bu profillerin, Türk Tabipleri Birliği’nin hekimlerin özlük hakları, çalışma koşulları, mesai düzenleri, fazla çalışma dayatmaları, nöbet zorlamaları, uzmanlık eğitimi, mecburi hizmet uygulaması, geçici görevlendirmeler, atamalar ve halkın sağlık hizmetine erişimine dair bugüne kadar yürüttüğü çalışmalarına ilişkin haberlere yorum yapmadıkları görülmüştür. Bununla beraber çokça kullanılan saldırı yorumları arasında “TTB hekimler için bugüne kadar hiçbir şey yapmadı” ifadesi yer almakta, farklı terör örgütleriyle ilişkili olduğu iddia edilmekte, Türk Tabipleri Birliği’nin adı farklı şekillerde kullanılmaktadır. Bunun dışında “hain”, “yavşak”, “satılmış” gibi Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre alenen hakaret suçunun maddi unsurunu oluşturan nitelemeler yapılmaktadır.

Gündelik hayatta savunamayacağı görüşleri sosyal medya ortamında dile getiren kişilerin “trol” olarak tanımlandığı bilinmektedir. Sosyal medya, görüşlerin özgürce paylaşılarak demokratik bir ortam oluşturulmasına hizmet etmesi umulan bir iletişim aracıdır ve sonuç olarak paylaşımlar kullanıcıların zihin dünyasının yansımasıdır.

Küfür, asılsız suçlamalar, talimatlarla kalıp yargıların tekrarından ibaret yaftalamaların değil ancak gerçek bilgiye dayalı, zihinsel emek ürünü eleştirilerin ileriye götüren bir katkısı olacağı açıktır.

Kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşu olan Türk Tabipleri Birliği tabii ki eleştiriden münezzeh değildir ve böyle bir talebi de yoktur. Aksine eleştirinin geliştiren, ilerleten etkisini savunagelmiştir.

Demokrasinin küfürle değil fikirle gelişeceğine inanmaktan vazgeçilmeyeceğini kamuoyunun bilgisine sunarız.   

Saygılarımızla,

Türk Tabipleri Birliği
Merkez Konseyi