’Sinirimizi Bozmayın’

Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi arazisinde “Kamu Özel Ortaklığı” yöntemi ile 400 yataklı genel psikiyatri hastanesi ve 200 yataklı yüksek güvenlikli adli psikiyatri hastanesi projesinin ortaya çıkmasının ardından Bakıröy halkı, demokratik kitle örgütleri, meslek odaları ve sendikalar harekete geçti. 

Ağaçlara ve doğaya zarar vereceği öngürülen “yenileme” hakkında Kamu Hastaneleri Birliği ile yapılan görüşmede de Nöroloji, Beyin Cerrahi ve Bağımlılık (AMATEM) birimlerinin geleceği,  hastane arazisinin ne kadarından feragat edileceği, aynı arazide yer alan Lepra Hastanesi ve Bakırköy Kadın-Çocuk Cezaevi alanına bu inşaatlar karşılığında meşhur “Rönesans İnşaat” firmasının AVM-Rezidans ya da otel yapıp yapmayacağı ve  buradan nasıl bir rant  edildiği bilgisine tam olarak ulaşılamadı. Bu gelişmeler üzerine İstanbul Tabip Odası’nda bir araya gelen Türk Tabipleri Birliği, İstanbul Tabip Odası, TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Şubesi, İstanbul Dişhekimleri Odası, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası İstanbul Şubeleri, Türkiye Psiyatri Derneği, Türkiye Nöroloji Derneği, Türk Nöropsikiyatri Derneği, Toplumsal Dayanışma İçin Psikologlar Derneği, DİSK/Devrimci Sağlık İşçileri Sendikası, DİSK/Genel-İş Sendikası İstanbul 2. No’lu Şube, Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği İstanbul Şubesi, Bakırköy Kent Savunması, Şizofreni Dostları Derneği ve Diren Bakırköy Çamlık Parkı Forumu temsilcileri konuyu bir basın açıklaması ile kamuoyu ile paylaştı.

Türk Tabipleri Birliği İkinci Başkanı Prof. Dr. Raşit Tükel, ülkemizde Kamu-Özel Ortaklığı modelinin ilk projesi olan Kayseri Entegre Sağlık Kampüsü’nün temelinin 2011 yılında atıldığını ve o tarihten bu yana çeşitli illerde bu tür projelerin gündeme geldiğini belirtti. Tükel, bu modelde devletin ihale açarak firmalara Hazine arazisini bedelsiz olarak devrettiğine ve hastanelerin 25 yıl boyunca döner sermayelerinden karşılanmak üzere kira ve hizmet bedeli ödediklerine dikkat çekti. Bu uygulamaların özel sektöre doğrudan kaynak aktarımı olduğunu söyleyen Tükel, “Erzurum’da 1200 yataklı bir hastane 193 milyon Türk Lirası’na mal olurken, Kayseri’deki Kamu-Özel Ortaklığı Hastanesinin yıllık kira bedelinin 137 milyon Türk Lirası olduğunu; hastanenin sabit yatırım tutarı 3,5 yılda karşılanırken 25 yıl boyunca kira ödemek durumunda kalındığını belirtti. Raşit Tükel, Kamu-Özel Ortaklığı modeliyle Bakırköy ve İkitelli’de yapılacak tesislerin ihalesini Rönesans şirketinin almasının tesadüf olmadığını, bu sürecin yalnızca Kamu-Özel Ortaklığı Hastanesinin yapılmasıyla sınırlı kalmayacağını, yanı sıra “sağlıkla ilişkili” kar getiren ticari alanlar ve buna uygun yapılaşmaların oluşturulmasının da beklendiğini söyledi. Tükel, sözlerini şu şekilde bitirdi: “Bu süreçte Bakırköy’ün bu eşsiz değerdeki arazisinin ağaç kesimi yapılarak yapılaşmaya açılması da işin hayati önemdeki bir başka boyutunu oluşturuyor. Biz burada, bu duruma sessiz kalmayacağımızı ifade etmek ve Kamu-Özel Ortaklığı uygulamalarına karşı, hastalarımız, hastalarımızın yakınları ve Bakırköy halkıyla birlikte hastane bahçesi içindeki yapılaşmaya ve ağaç kıyımına karşı mücadeleyi başlatmak üzere bir araya geldik”.

Mimarlar Odası İstanbul Şubesi’nden Gürsel Selçuk ise; Bakırköy’de endişelenmelerini haklı çıkartacak bir çok örnek yaşandığını söyledi. Yenimahalle’deki Kadın Doğum Hastalıkları Hastanesi’nin taşınarak yerine Ticaret Merkezi yapıldığını, yine Cennet mahallesindeki Koru Florya’nın arazisinin de SGK’ya devredildiğini ve Alışveriş Merkezi yapıldığını aktaran Gürsel Selçuk, Bakırköy’de de aynı oyunların oynanmaması için mücadeleye devam edeceğiz dedi.

Türk Nöropskiyatri Derneği’nden Betül Yalçıner; Bakırköy’ü özel yapan bir şey var, herşeyin ötesinde orası şu anda Çapa’yı, Cerrahpaşa’yı hatta Ankara’daki Psikiyatri ve Nöroloji kliniklerinin çıktığı yerdir. Burası Türkiye’deki Nöroloji ve Psikiyatri tarihinin yaşayan bir anıtıdır. Asla yatak sayısı, bahçe düzenlemesi gibi şeylere kurban edilecek bir yer değildir. Orası Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’dir, Nörolojik Bilimler Enstitüsü’nün temel taşıdır ve ona göre dizayn edilmelidir, yenilenecekse buna göre yenilenecek, biz projeyi görmek istiyoruz, hem nasıl işleteceklerini hem nasıl inşa edeceklerini görmek istiyoruz, ne yapmak istediklerini açıklasınlar dedi.

Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği İstanbul Şubesi’nden Songül Boyraz ise; Bu proje izmet alanlar ve çalışanlar açısından bir kıyımdır, her ağacın, her çiçeğin, her böceğin oradan hizmet alanlar açısından bir anlamı var. İktidarın alışkın olduğu bu talan ve rant sisteminin Bakırköy’de işletilmesine izin vermeyeceğiz dedi.

Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Bakırköy Şube Eşbaşkanı Nuran Güngör; Bizler yıllardır sağlıkta bir yıkım olduğunu ve sağlık alanının piyasalaştırıldığını söylemiştik. Bugün tam da bu söylediklerimize tekabül eden bir durumu yaşıyoruz. Biz biliyoruz ki “yenileme” adı altında ağaçlar kesilecek, kat kat binalar dikilecek ve hastane zamanla tasfiye edilecek. Bunun farkındayız dedi.

Kurumlar adına hazırlanan ortak basın metni yine Nuran Güngör okudu. Metnin tam hali şöyle;

27.08.2015

“SİNİRİMİZİ” BOZMAYIN!
BAKIRKÖY RUH VE SİNİR HASTALIKLARI HASTANESİ ARAZİSİNDE RANTA VE TALANA İZİN VERMEYECEĞİZ!

Bir süredir Prof. Dr. Mazhar Osman Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi yerleşkesi üzerinde “yenilenme” adı altında çeşitli projelerin tasarlandığı duyumları alınmaktaydı. Ancak bir sabah hastane çalışanlarının her gün önünden geçtikleri ağaçların numaralandığını görmeleri üzerine bu alana ilişkin söylentilerin gerçeğe dönüştüğü, yani Bakırköy ilçesinin en önemli yeşil alanının ve sağlık hizmeti açısından yalnızca İstanbul’a değil Türkiye’ye hizmet sunan, özel misyonlu hastanemizin bahçesi ile birlikte örneğini çokça gördüğümüz inşaatçı rantiyecilerin kapsama alanına girdiği gerçeği ile yüzleşmiş olduk.

22.07.2015 tarihinde hastane yöneticiliği tarafından “Yeni Bakırköy” adı altında hastane çalışanlarına yönelik bilgilendirme toplantısı yapıldı. Bunun üzerine daha detaylı olarak bilgi almak üzere İstanbul Tabip Odası, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası ve TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Şubesi’nden temsilcilerin oluşturduğu bir heyet bölgemiz Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri ile 18.08.2015 tarihinde bir buluşma gerçekleştirdi. Öğrendik ki hastane yerleşkesi üzerinde yürütülen proje önümüzdeki günlerde kendisini somut bir şekilde gösterecek. Şimdiden yerleşkedeki ağaçlar numaralandırılmaya başlandı bile. Yapılan toplantı ve görüşme süreçle ilgili endişelerimizi gidermediği gibi daha da artırdı.

2012 yılında “Sağlık Tesislerinin Kiralama Karşılığı Yaptırılması ile Tesislerdeki Tıbbi Hizmet Alanları Dışındaki Hizmet ve Alanların İşletilmesi Karşılığında Yenilenmesine Dair Yönetmelik” esas alınarak akıl hastanelerinin bulunduğu illerde, psikiyatri, korumalı psikiyatri ve FTR yatakları ile ilgili, bir ihale açıldığı, bu ihaleyi de Rönesans adlı şirketin almış