’Seyhan’daki Sığınmacılar Durum Tespiti ve Acil Çözüm Önerileri’ raporu

Seyhan Belediyesi’nin Çukurova Üniversitesi, Türk Tabipleri Birliği, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ortaklığında Çukurova Kalkınma Ajansı'nın desteği ile Mayıs-Temmuz 2015 aylarında yürüttüğü proje kapsamında hazırlanan 96 mahallede 2800 Suriyeli sığınmacının durumunu gösteren “Adana Seyhan’daki Sığınmacılar: Durum Tespiti ve Acil Çözüm Önerileri” raporundan bazı sonuçlar basın ve kamuoyu ile paylaşıldı. Projeye, TTB adına Merkez Konseyi üyesi Dr. İsmail Bulca ve Denetleme Kurulu üyesi Dr. Can Mustafa Eren katkı verdiler.

Rapor 4 Eylül 2015 tarihinde Seyhan Belediye Başkanı Zeydan Karalar tarafından kamuoyu ile paylaşılırken, basın toplantısına TTB adına Dr. Can Mustafa Eren, Çukurova Üniversitesi adına Prof. Dr. Adnan Gümüş katıldılar.

Raporda öne çıkan bazı veriler şöyle:

 •          Seyhan’daki sığınmacıların %92’si başta Halep olmak üzere Türkiye sınırına yakın illerden geliyor.

•          Seyhan’daki her üç Suriyeliden ancak biri (%35’i) az da olsa Türkçe konuşabiliyor.

•          25 yaşın üzerindeki her 5 kişiden biri okuryazar değil. Kadınlarda bu oran %24’e kadar yükseliyor. Yüksekokul veya fakülte mezunu olanların oranı ise erkeklerde %9,2, kadınlarda ise sadece %5,8

•          Adana’ya Suriye göçmenlerin en yoksul kesimlerinin geldiğine yönelik genel bir kanaat bulunmakta ise de Suriyeli sığınmacılardan Suriye’deyken yoksul olduğunu ifade edenler %14 düzeyinde kalıyor.

•          Sığınmacıların yarısı Suriye’de iken en son yapılan işler arasında da Esnaflık, küçük zanaatlar, ticaret türü işleri sayarken, %8,2’si beyaz yakalı işleri yaptığını, %5’i ise tarım ve hayvancılıkla uğraştığını ifade etmektedir.

•          Sığınmacıların %85’i genel kaygı dışında da çatışmalardan doğrudan etkilenmiş bulunuyor. En az %5’i aile veya yakın akrabalardan birini savaşta kaybettiğini ifade ediyor. Her 5 kişiden 4’ü savaşa bağlı olarak Suriye’de kalan konutlarının kullanılamaz, tarlalarına girilemez hale geldiğini belirtiyor. Bir diğer deyişle, sığınmacıların %90’ını çatışmalardan doğrudan, geriye kalanı da dolaylı olarak etkilendiği için gelmiş bulunuyor.

•          Sığınmacılar kiralık ve ucuz ev bulabildikleri şehir merkezlerini tercih ediyorlar. Eski çarşı bölgeleri hem kiraların ucuzluğu hem de alışkanlıklarına uygun olup Kocavezir-Mestanzade-Meydan bölgesinde yoğunlaşma olduğu söylenebilir. Şehrin görece zengin kuzey semtleri sayılabilecek alanlarında ise (Reşatbey-Gazipaşa-Cemalpaşa-Yeni Baraj semtlerinde) yoğunlukları azalıyor.

•          Türkiye’de yapılan işler arasında hamallık, inşaat işçiliği, ayakkabı işleri, tarım işçiliği, aşçılık, tekstil işçiliği-terzilik ile hizmet işleri (garson, tezgâhtar) yaygındır. Çocuklar yaygın olarak çıraklık türü işlerde çalıştırılabilmektedir. Kadınların Türkiye’de yaptığı işler sınırlı sayıdadır. Öğretmenlik, temizlik işçiliği, tekstil-konfeksiyon-terzilik gibi işlerde çalışmaktadır.

•          Suriyeli sığınmacıların %57’si yoksulluk, %31’i açlık sınırının altında yaşamlarını sürdürmeye çalışmaktadır. %31’inde temel beslenme malzemeleri (tüp, yağ, tuz vb.) yeterli gözükmektedir. Geriye kalan %69’u yetersiz düzeydedir.

•          Sığınmacıların ortalama gıda harcaması kişi başı günlük 3 TL’yi nadiren geçebiliyor. Düzenli süt ürünleri, peynir yoğurt yiyebilenlerin oranı %40 civarında. % 25’lik bir kısmı peynir yoğurttan hemen tümden mahrum durumda.

•          Sığınmacıların sadece %15’i ara katlarda oturabilmektedir, geriye kalan %85’i bodrum, zemin, çatı katı veya çadırlarda kalmaktadır. Konutların yarısından fazlasında masa sandalye yok. Divan kanepeleri, hatta kullanılabilir bir yatağı olmayanlar %20-30 civarında. Konutların %21’inde Çukurova gibi sıcak iklim koşullarında bir eski buzdolabı bile bulunmuyor.

•          Suriyeli sığınmacı nüfusun % 43,46’sı 0-17 yaşında bulunmaktadır. 5-17 yaşında okul çağındaki çocuk oranı %32,46’dır. Okul, daha doğrusu Suriyelilere yönelik okulların sadece birkaç okulla sınırlı olması okullaşma eksikliğinin en temel sebebi. İkincisi ise maddi sebepler yani çok zor şartlarda yaşamlarını idame ettiriyor olmaları.

 

Raporda sağlık konusunda öne çıkan değerlendirmeler ise şöyle:

 

-          Sığınmacıların yaşayabilecekleri sağlıklı bir sosyal çevrenin oluşturulabilmesi mümkün olmamıştır. İçerisine yeni katıldıkları toplumla ve bu toplumun sosyal yaşamıyla bütünleşmesi mümkün olamamıştır. Bu durum sağlıklı olmanın temel koşullarından biri olan ruhsal ve sosyal iyilik halinin oluşmasının önünde engel teşkil etmektedir.

-          Barınma ve beslenme açısından karşılaştıkları sorunlar sağlıklı olma halini olumsuz etkileyen faktörler içerisinde yer almaktadır.

-          Sağlık hizmetleri sunumunda sığınmacıların faydalanabileceği fiziki şartların oluşturulmadığı tespit edilmiştir. İkinci ve üçüncü basamak sağlık hizmetlerine ulaşmakta ortaya çıkan zorluklar (sevk işlemlerindeki zorluklar) sağlık hizmetinin kesintiye uğramasına neden olmaktadır.

-          Verilen tedavilerin takibi birçok sebepten dolayı yapılamamaktadır. Hastalıkların ve tedavilerinin kontrolleri yeterli bir şekilde yapılamadığı için, verilen sağlık hizmeti tamamlanamamaktadır.

-          Alınan sağlık hizmeti sonrası ilaçlara ulaşmakta sıkıntılar olduğu için tedavi tamamlanamamaktadır. Sağlık hizmetini tanı ve tedavi bütünlüğü içerisinde değerlendirmek gerekir.

-          Dengeli ve sağlıklı beslenme uygulanan tedavinin başarısını etkilemektedir. Bu konudaki sıkıntılar tedavinin başarısını da olumsuz etkilemektedir.

-          Ailelerin doğum kontrolü ile ilgili eğitim ve bilgilendirmelerinin yetersizdir.

-          Koruyucu aşılar düzenli olarak yapılmadığı gibi kontrollerinin de yetersiz olması çocuk sağlığı açısından sıkıntılar yaratmaktadır.

-          Gebe takibi, doğum sonrası takip ve bakımların yetersiz olması kadın sağlığı açısından sorunlar yaratmaktadır.

-          Gelen popülasyonda engelli, kronik hasta, bakıma muhtaç ve yaşlıların çok olduğu, fakat yeteri kadar rehabilitasyon ve sosyal hizmet alamadığı, hatta talep dahi edilmemesi sağlık hizmetlerinde rehabilitasyonun geriliğini göstermektedir.

-          Sığınmacılara ücretsiz muayene hizmeti verilmektedir. Sığınmacılara sağlanan ücretsiz muayene hizmetleri de önemli bir hizmet olmakla birlikte sağlık eşitsizliğinden daha derin eşitsizlikler hem sağlığı bozmakta hem de tedaviyi güçleştirmektedir.

-          Tüm sığınmacılarla ilgili hamilelikten başlayarak kayıt takip sistemlerinin oluşturulması, tedavi ve rehabilatasyonların da bütünlük ve süreklilik esasında düzenlenmesi ve yürütülmesi gerekmektedir.

 

Rapor için tıklayınız…