Tüm meslektaşlarımızı `Sağlıkçılardan Demokrasi İçin Emek Buluşmaları`na bekliyoruz!

Sağlık emek ve meslek örgütleri, tüm meslektaşlarına "Sağlıkçılardan Demokrasi İçin Emek Buluşmaları"na katılmaları çağrısını yaptı. 7 Eylül 2016 günü TTB'de düzenlenen basın toplantısında, "Emekten, demokrasiden ve barıştan yana saf tutan tüm sağlık ve sosyal hizmet emekçilerini gücümüze güç katmaya, sesimize ses vermeye davet ediyoruz" denildi. 

Basın toplantısına TTB Genel Sekreteri Dr. Sezai Berber, TTB Merkez Konseyi üyesi Dr. Hande Arpat, SES Eş Genel Başkanları Gönül Erden ve İbrahim Kara ile Dev Sağlık İş Genel Başkanı Dr. Arzu Çerkezoğlu katıldılar. 

Ortak açıklamayı okuyan Dr. Arzu Çerkezoğlu, bugüne kadar ertelenmiş emek karşıtı ne kadar yasa varsa, hepsinin darbe fırsatçılığı ve KHK’lar eliyle bir çırpıda geçirildiğini belirterek, itiraz edenlerin, eleştirenlerin akıl almaz suçlamalara maruz bırakıldığını kaydetti. Çerkezoğlu, toplumun çoğunluğunu oluşturan emekçiler, kadınlar ve ezilenler açısından yeni yıkımların derin temellerinin atıldığını söyledi.

Sağlık ve sosyal hizmet emekçileri olarak, yaşanan süreci hep birlikte değerlendirerek, çalışma koşullarının ağırlaştırılması, iş ve emeklilik güvencesinin ortadan kaldırılması, sağlık bilimleri eğitimlerinin niteliksizleştirilmesi, sağlık hizmetlerinin kalitesizleştirilmesi, sosyal güvenlik haklarının gasp edilmesine karşı, "Sağlıkçılardan Demokrasi İçin Emek Buluşmaları"nı gerçekleştirmeye karar verdiklerini belirten Çerkezoğlu, emekten, barıştan ve demokrasiden yana olan tüm sağlık ve sosyal hizmet emekçilerini de güçlerine güç vermeye çağırdı. 

TTB Genel Sekreteri Dr. Sezai Berber, bir gecede yüzlerce sağlık emekçisinin herhangi bir kanıt gösterilmeden darbe bahanesiyle işinden edildiğini belirterek, "Sağlık ve sosyal hizmet emekçileri olarak yanyana durarak sesimizi yükselteceği, mesleğimizi yapacağız, halka gerçekleri anlatacağız ve sağlık hizmetinin evrensel değerlere göre yapılması tutumumuzdan vazgeçmeyeceğiz" diye konuştu. 

SES Eş Genel Başkanı Gönül Erden de, AKP'nin 1 Eylül gecesi kendi eliyle bir darbe daha yaptığını, ne hukuk, ne demokrasi tanıdığını kaydetti. 12 Eylül karanlığını izleyen yıllarda mücadele yürüten bir gelenekten gelenler olarak bunları ilk kez yaşamadıklarını belirten Erden, her türlü direnişi sürdüreceklerini ve bu karanlığı yeneceklerini söyledi. Erden, Demokrasi İçin Emek Buluşmaları kapsamında söyleşiler, paneller, tartışmalar, eylemler gerçekleştirileceği bilgisini verdi. 

07.09.2016

BASIN AÇIKLAMASI

Çağrımızdır: Tüm Meslektaşlarımızı

“Sağlıkçılardan Demokrasi İçin Emek Buluşmaları”na

Bekliyoruz!

Zor zamanlardan geçiyoruz; tarihin sermaye lehine hızlandığı, kendini çok güçlü hissedenlerin, neredeyse sultan olabileceğine inananların bir gecede “ateşi ve ihaneti” görerek milli mutabakata sarıldığı günler...

Son olarak 1 Eylül gecesi yayımlanan 672 sayılı KHK ile hükümet, kamudaki tasfiye operasyonunu kendisine muhalif tüm kesimlere yöneltme yolundaki adımlarını belirginleştirmiş oldu.  İhraç edilen 50 bin 875 kamu personeli kamu otoritesince delil olmadan suçlu ilan edilmiş olup, masum olduklarını kanıtlamak durumunda bırakıldılar.

KHK’lara aracılığı ile yürütülen bu akıl almaz işten çıkarma keyfiliği aynı biçimde işe alımlara da yansımaktadır. Bu kez sağlık emekçileri dâhil tüm kamu istihdamı “mülakat” adı altında iktidar partisinin iki dudağına sıkıştırılmakta, KPSS’de, Tıpta Uzmanlık Sınavında alınan puanlar değersizleştirilmektedir. AKP torpili dışında ölçüt taşımayan “mülakatlar” tüm kamu emekçileri için olduğu gibi sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin istihdamı için de ne yazık ki esas belirleyen olmaktadır.

Yandaş sendikaların yıllarca adeta “personel atama ve tayin bürosu” gibi çalışmasına, hukuksuz atamalar ve usulsüz sınavlar nedeniyle pek çok kişinin emeğinin çöpe atılmasına göz yumanlar da darbeciler gibi hesap vermelidir. Bu suçları işleyenlerin yargılanması için kamu vicdanı, ortak geleceğimiz, yaşadığımız coğrafyanın huzura kavuşması için başta emekçiler olmak üzere toplumun bütün kesimlerine önemli sorumluluk yüklemektedir.  Tüm bu uygulamaların hesabını soracak, kamu hizmet ve istihdam düzenlemeleri ile oyuncak gibi oynayanların da yaptıkları usulsüzlüklere devam edememeleri ve yargılanması için tüm gücümüzü seferber edeceğiz.

Darbe Girişimi Güvencesizliğe ve Kıyıma Gerekçe Yapılıyor: Hem İş Güvencemiz Hem Emeklilik Güvencemiz Yoğun Saldırı Altında!

Bugüne kadar ertelenmiş emek karşıtı ne kadar yasa varsa, darbe fırsatçılığı ve KHK’lar eliyle bir çırpıda geçirilmekte. İtiraz edenler, eleştirenler akıl almaz suçlamalara maruz kalmaktalar. Toplumun çoğunluğunu oluşturan emekçiler, kadınlar ve ezilenler açısından yeni yıkımların derin temelleri atılmaktadır.

Seçimlerde taşeron sağlık emekçileri başta olmak üzere, yüz binlerce sağlık ve sosyal hizmet emekçisine güvenceli iş sözü verenler bugün verdikleri sözün aksine, güvenceli çalışmanın son kırıntılarını da ortadan kaldıracak yasalar hazırlamaktadır. İş güvencemizin ortadan kaldırılmasından sonra BES (Bireysel Emeklilik Sistemi) adı altında emekliliğimiz de güvencesizleştirilmektedir. Yılların mücadelesi ile kazanılmış ve alın terimizin karşılığı olan kıdem tazminatımız pervasızca gasp edilmektedir. Radyoloji çalışanlarının özlük hakları yok edilirken, hemşirelik yasası tanınmamakta, psikologların yıllardır süren bağımsız meslek yasası talebi ve mücadelesi görmezden gelinmekte, eczacı ve diş hekimlerinin talep ve beklentileri göz ardı edilmektedir. “Sağlık Bilimleri Üniversitesi” çatısı altında yandaşlara akademik kadro dağıtılması eğitim amaçlı değil kadrolaşma amaçlı bir manipülasyondur.

Bizler biliyoruz ki, örgütlenmek, hak talep etmek, muhalefet etmek suç kapsamına sokulamaz. Ve ayrıca görüyoruz ki, Ortadoğu bataklığına saplanmamıza yol açan akıl dışı Suriye politikasının yarattığı kaos ve sınır ötesi askeri harekat ile yükseltilen milliyetçi dalga, darbe fırsatçılığı ile birleştirilip emekçilerin, kadınların, ezilenlerin ve direnenlerin aleyhine dönüştürülmekte. Unutulmamalıdır ki, siyasi ikballeri ve sermaye birikimleri için savaşı, şiddeti, anti-demokratik uygulamaları devreye sokanlar insanlık suçu işlemektedir.

Bizler sağlık ve sosyal hizmet emekçileri olarak, özü darbe fırsatçılığından ibaret olan demokrasi çığırtkanlığını reddediyoruz. Yaşamın her alanında adalet, eşitlik, özgürlük ve demokrasi talep ediyoruz. Emeğin kazanılmış haklarının iyice budandığı, sendikalar, meslek odaları ve meslek dernekleri üzerinde baskının yoğunlaştığı, toplumsal muhalefete yönelik cadı avının derinleştiği, kadınların yoğun şiddete maruz kaldığı, çocukların savaşa ve istismara karşı korunmasız bırakıldığı, örgütlenme ve ifade özgürlüğünün yok sayıldığı koşulların “demokrasi” kisvesiyle pazarlanmasına izin vermeyeceğiz.

Demokrasi İçin Emek Buluşmaları ile Sesimizi Büyüteceğiz!