TTB Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu`nun 8 Mart açıklaması...

Türk Tabipleri Birliği Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu'nun 8 Mart açıklaması...

 

 

 

08.03.2016

BASIN AÇIKLAMASI

Dr. Aynur Dağdemir'in anısına...

 

Vazgeçmiyoruz.

Emeğimiz, bedenimiz ve özgürlüğümüz için eşit günlere kadar isyan sürecek!

Kadınların emeğinin ve bedeninin sömürüsüne karşı yaşamlarına mal olan direnişlerinin 159. yılı bugün. 

Ne kadınlar sustu, ne de “erkek iktidarlar” kadınların eşitliğini kabul etti.

Kadına yönelik şiddet, göstermelik yasa ve uygulamalarla devlet tarafından da olağanlaştırılmaya çalışıldı. Kadınlar güldüğü için, ayrıldığı için, çalışmak istediği için yani kendi kararlarını vermek istediği için üstelik en yakınındaki erkekler tarafından öldürüldü,  eziyet gördü; bu şiddet devam ediyor.

Kadınlar yaşamlarını köleleştiren erkek kararlarına "dur" dedikçe direnişleri yaşamlarına mal oluyor.

Kadın ile erkeğin eşit olduğunu bir türlü içine sindiremeyen devlet; yasası, yargısı, yürütmesi ile “erkek kimliğini” bırakmıyor; erkeklerin yanında yasa ve uygulamalarla kadınları çaresizliğe terk ediyor.

Devlet yasası ve uygulamasıyla; emeğimizi  piyasa yarışında köleleştiriyor; kadınlar süt izni, doğum izni göstermelik yasalarıyla güvencesiz ve esnek çalışmaya, giderek eve kapanmaya zorlanıyor.

Savaş ve kan politikaları ile insan onuru,  öldürüldükten sonra  çırılçıplak soyularak sürüklenen kadın bedeninde bir kez daha yok sayılıyor. Kutsal analık söylemi, evinin önünde öldürülen hamile kadınların cansız bedeninde iki  yüzlülüğünü dışa vuruyor.

Ne analığı kutsamanız, ne vatanı ana gibi kutsamanız, ne de bedenlerimizi esir almanıza izin vermiyoruz.

Erkekliğinizi koruma kaygınızın heteroseksist zorbalıkla  LGBTİ bireylere ayrımcılığa yönelmesine izin vermeyeceğiz.

Kadın bedenine kayıtsız şartsız hakim olmak isteyen, kız çocuklarından tahrik olan babayı meşrulaştırmaya çalışan, mezhepçi, ırkçı açıklamalarda bulunan Diyanet’in erkek egemen fetvalarını kabul etmiyoruz.

Kadının bedeni üzerinde kendi kararını yok sayan, isteğe bağlı düşükleri kamusal güvenceden çıkaran, doğum kontrol yöntemlerine erişimi kısıtlayan sağlık otoritesinin, emeği köleleştirme politikalarına hizmet ettiğini biliyoruz.

Kadınlar yüzyıllardır süren patriyarkal baskılara boyun eğmediler. 8 Mart Dünya Kadınlar Gününün resmi tatil olması gereken bu çağda, sokağa ve alanlara çıkan kadınların polis şiddetine maruz bırakıldığı bir gün haline getirilmesini içimize sindirmeyeceğiz.

Bundandır; dilimiz böyle isyandır, öfkemiz böyle eski; mücadelemiz böyle kararlı. 

Vazgeçmiyoruz!

Barışı ve  özgürlüğü,

Geceleri ve gündüzleri,

Sokakları ve alanları,

Terk etmiyoruz.

Yaşasın Kadın Dayanışması

TTB Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu