Umut 1 Mayıs`ta, Umut 1 Mayıs Meydanı`nda

TTB, DİSK, KESK ve TMMOB, 1 Mayıs”ın, insanca yaşanacak ücret ve çalışma koşulları ile barış, demokrasi ve özgürlükler talepleriyle ülke genelinde kutlanması ve İstanbul kutlamalarının Taksim’de yapılması için çağrıda bulundu. 

DİSK Başkanı Kani Beko, KESK Eş Başkanı Lami Özgen, TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı, TTB Merkez Konsey Üyesi Dr. Hüseyin Demirdizen, 31 Mart 2015 Salı günü İstanbul'da DİSK Genel Merkezi’nde bir basın toplantısı düzenleyerek, 1 Mayıs’ı tüm sendikalarla birlikte Taksim’de kutlamak istediklerini açıkladı.

Basın toplantısında ortak metin DİSK Başkanı Kani Beko tarafından okundu.

31.03.2015

UMUT 1 MAYIS’TA, UMUT 1 MAYIS MEYDANI'NDA

1 Mayıs Birlik Mücadele ve Dayanışma gününü Türkiye’nin dört bir yanında kitlesel ve coşkulu bir biçimde kutlamak için hazırlıklara başladığımızı duyurmak amacıyla bugün burada bir aradayız.

Bizler, yılın 365 günü alınteri döken, bu ülkede üretilen her şeyi ama her şeyi üretenleriz. Bizlerin 1 Mayıs’ta söyleyecek sözü, büyüteceği bir umudu var:

  • Taşeron çalışma başta olmak üzere tüm kölece çalıştırma biçimlerine karşı insanca çalışmak ve insanca yaşamak istiyoruz.

  • İnsanca yaşayabileceğimiz bir ücret ve sosyal haklar istiyoruz.

  • Grev, örgütlenme ve toplusözleşme hakkımızı istiyoruz.

  • Çalışırken ölmek, sakat kalmak, hastalanmak istemiyoruz.

  • Kıdem tazminatımız gaspına karşı iş güvencemize sahip çıkıyoruz.

  • Kadınları toplumsal yaşamdan dışlayan zihniyeti, bu zihniyetin yarattığı şiddeti ve kadınların ucuz-güvencesiz işlerde kölece çalıştırılmasını reddediyoruz.

  • Biz işçiler, kamu emekçileri, mühendisler, hekimler, kadınlar, gençler, emekliler, kar amacı güden bir anonim şirketin köleleri değil, demokratik bir ülkenin eşit yurttaşları olmak istiyoruz.

  • Baskılara karşı özgürlük, yağma ve talana karşı eşitlik, ayrımcılığa karşı kardeşlik, savaşa karşı barış istiyoruz. Ve bu özlemlerimizin iç güvenlik yasası adı verilen fiili sıkıyönetim uygulamaları ile bastırılamayacağını ifade ediyoruz.

  • Ve en önemlisi emeğimize, hukuka, haklarımıza, tarihimize, kaybettiğimiz arkadaşlarımızın anısına saygı istiyoruz.

  • İstanbul’da 1 Mayıs’ı Taksim’de, işçilerin yaşamını yitirdiği 1 Mayıs alanımızda kutlamak istiyoruz.Ve çocuklarımızla, karanfillerimizle, türkülerimizle gideceğimiz 1 Mayıs Alanı’yla ilgili söz hakkımıza saygı duyulmasını istiyoruz.

  • 1 Mayıs meydanında 1 Mayıs kutlama isteğimiz basitçe teknik bir tercih değildir.Evet mesele 3-5 meydandan hangisinde 1 Mayıs’ın kutlanacağına dair teknik bir mesele değildir.

  • Biz emeğimize saygı için Taksim’de olmak istiyoruz. Yılın 365 günü ülkenin tüm değerlerini, güzelliklerini üretirken biz eziliyoruz, hor görülüyoruz, yok sayılıyoruz. Sefalet ücretleriyle, güvencesiz, çalıştırılıyoruz. İşçi sağlığı ve iş güvenliği önlemleri alınmadığı için hayatımızdan oluyoruz. Çalışırken aç kalıyoruz, sakat kalıyoruz, ölüyoruz. Tüm bunları yaşarken, nice mücadeleler sonucu, nice bedeller ödememizin ardından resmi tatil haline gelen1 Mayıs’ta, emeğe ve onun taleplerine saygı gösterilsin istiyoruz.

  • Biz hukuka saygı için Taksim’de olmak istiyoruz.Bu talebimiz yüzünden çok bedeller ödedik ancak tüm mahkemelerden beraat ettik. En son 2014 1 Mayıs’ı ile ilgili dava sonucunda“işçileri 1 Mayıs için Taksim’e çağırmak suç değildir” dendi. Öte yandan, 1 Mayıs’ta Taksim yasağı ile ilgili hükümet AİHM’de mahkum oldu. 1 Mayıs ile ilgili ulusal ve uluslararası mahkeme kararlarına saygı gösterilmesi talebiyle 1 Mayıs’ta Taksim’de olmak istiyoruz.

Biz haklarımıza saygı için Taksim’de olmak istiyoruz. Bu ülkede işçilerin, kamu emekçilerinin, emeğiyle geçinen herkesin en temel Anayasal hakları ayaklar altına alınıyor. Sendikalı olmak en yaygın işten çıkarma gerekçesi haline geldi. Anayasa’daki sınırlı grev hakkı bile tamamen yasaklandı. Taşeron işçilere kadro hakkı veren mahkeme kararları ayrım yapılmaksızın uygulanması gerekirken, ülkeyi yönetenler hala bu kararlara uymuyor. Haklarımıza saygı gösterilmesini istediğimiz için 1 Mayıs’ta Taksim’de buluşma çağrısı yapıyoruz.

Tarihimize, kaybettiğimiz arkadaşlarımızın anısına saygı için Taksim’de olmak istiyoruz. 1 Mayıs 1977’deki kontrgerilla saldırısında kaybettiğimiz işçi arkadaşlarımızı unutmuyoruz. Onların katillerinin yakalanmamış olmasını, 12 Eylül darbesine giden süreci başlatan bu saldırının aydınlatılmamasını affetmiyoruz. Türkiye’de bir kez daha katliamlar, darbeler olmasın diye, bu karanlık planlar arkadaşlarımızın anısının ışığıyla gün yüzüne çıksın, katiller amacına ulaşamasın diye 1 Mayıs’ta Taksim’de olmak istiyoruz.

1 Mayıs dünyanın bir çok ülkesinde resmi tatildir. Ve dünyanın her yerinde 1 Mayıs’lar kentlerin en merkezi meydanlarında kutlanır. Çünkü 1 Mayıs günü hayat durur. Türkiye’de de pek çok ilde böyle olacak, kentlerin en merkezi meydanları işçi sınıfıyla buluşacak. Biz istiyoruz ki İstanbul’da da bir gün olsun işçiler ve talepleri kentin en merkezi meydanına, Taksim’e taşınsın. 1 Mayıs’ı Taksim’de kutlamak için bir araya gelen DİSK-KESK-TMMOB-TTB olarak dost emek-meslek örgütleriyle, demokratik kitle örgütleriyle, emek dostu siyasi parti liderleriyle görüşmelere başlayacak ve onlarla bu süreci kol kola örgütleyeceğiz. 

Bunların yanı sıra, dört örgütün Genel Başkanları olarak, İçişleri Bakanı ile görüşme talebimizi bugün kendilerine ilettik. Biz bu görüşmeye, 2010-2011 ve 2012’de Taksim’de yüz binlerle gerçekleşen, coşku dolu, bir kişinin bile burnunun kanamadığı dünyanın en kitlesel 1 Mayıs kutlamalarını bir kez daha yaşatma talebimizle gidiyoruz. Umarız bu adımımızın karşılığını alırız. Umuyoruz ki 1 Mayıs Birlik-Mücadele ve Dayanışma günü hukuk dışı, vicdanları sızlatan bir yasak inadıyla İstanbulluya ve işçilere zehir edilmez. 

Bunlar bizim umudumuz. Biz 1 Mayıs’ta umudu örgütleyeceğiz. Emeğin umudu, emeğin onuru, emeğin hakkı, emeğin hukuku, emeğin tarihi ve emeğin değerleri için kol kola omuz omuza olacağız. Türkiye seçimlere giderken toplumu gererek oy toplama hesaplarına karşı biz karanfillerimizi kuşanacağız. Ötekileştirici nefret söylemlerine karşı şarkılarımızla-türkülerimizle emeğin umutlu davasında bütünleşeceğiz.

Yağmanın-talanın değil eşitliğin, savaşın değil barışın, baskıların değil özgürlüğün, karanlığın değil aydınlığın, ayrımcılığın değil kardeşliğin, yalanın değil hakikatin egemen olduğu bir ülke için umut işçi sınıfında, umut emekte, umut kamu çalışanlarında, umut bu ülkenin mühendis