Tüm sağlık ve sosyal hizmet emekçilerine ayrımsız, koşulsuz kadro!

Sağlık emek ve meslek örgütleri, taşeron işçilerin kadro hakkı için sınava tabi tutulmasına ve kadroya geçirilecek işçilere güvenlik soruşturmasının zorunlu hale getirilmesine karşı çıktı. Bu alanda yıllardır çalışan emekçilere sanki yeni işe başlıyormuş gibi sınav şartının düşünülüyor olmasının temel amacının “eleme” olduğuna dikkat çeken sağlık emek ve meslek örgütleri, tüm taşeron işçilerin herhangi bir şarta bağlı olmadan kadroya geçirilmesi talebinde bulundu.

Sağlık emek ve meslek örgütleri taşeron işçilerin kadroya alınması konusunda siyasi iktidar temsilcileri tarafından geçtiğimiz hafta arka arkaya yapılan açıklamaların ardından ortak bir basın toplantısı düzenleyerek, tüm sağlık ve sosyal hizmet emekçilerine ayrımsız ve koşulsuz kadro verilmesi talebinde bulundular. 22 Aralık 2017 tarihinde Türk Tabipleri Birliği (TTB) toplantı salonunda gerçekleştirilen basın toplantısına TTB Genel Sekreteri Dr. Sezai Berber, TTB Merkez Konseyi üyesi Dr. Selma Güngör, Türk Dişhekimleri Birliği (TDB) Genel Başkanı Dr. A.R. İlker Cebeci, Devrimci Sağlık İş Sendikası Başkanı Dr. Arzu Çerkezoğlu, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Eş Başkanı İbrahim Kara ve Türk Medikal Radyoteknoloji Derneği (TMRT-Der) Başkan Yardımcısı Nezaket Özgür katıldılar. Ortak açıklamayı Dr. Arzu Çerkezoğlu okudu.

Çerkezoğlu, sağlık emek ve meslek örgütleri olarak, sağlık hizmetinin bir ekip hizmeti ve bir bütün olduğunu, sağlık hizmetinin bölünüp parçalanmasının ve taşeron şirketler aracılığıyla gördürülmesinin sağlık hizmetinin doğasına aykırı olduğunu, sağlık hizmetlerinde süreklilik, bütünlük ve istikrarın esas olduğunu ve güvenceli çalışmanın tüm sağlık emekçilerinin hakkı olduğunu yıllardır vurguladıklarını söyledi.

Siyasi iktidar temsilcilerinin her seçim sürecinde “müjde” olarak sunduğu “taşeron işçilere kadro” sözünün geçtiğimiz hafta yapılan açıklamalarla yeniden gündeme geldiğini belirten Çerkezoğlu, yapılan açıklamalara göre, halen taşeron olarak çalışmakta olan işçilerin kadroya alınmak için bir sınava tabi tutulacaklarını ve kadroya alınacakların güvenlik soruşturmasından geçirileceklerini söyledi.

Sınav ve güvenlik soruşturması kabul edilemez!

Sınav şartının tek amacının “eleme” olacağını vurgulayan Çerkezoğlu, bir OHAL KHK’si ile OHAL’den sonrasına da etki edecek şekilde güvenlik soruşturması yapılmasının da Anayasaya aykırı olacağına dikkat çekti. Çerkezoğlu, yıllardır çalışmakta olan sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin sanki işlerine yeni başlıyorlarmış gibi sınava ve güvenlik soruşturmasına tabi tutulmasının kabul edilemeyeceğini söyledi.

Taşeron işçilere kadro hakkının, iktidarın bir lütfu değil, sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin ve örgütlerinin yıllardır yürüttükleri mücadelenin sonucunda elde ettikleri bir kazanım olduğunun altını çizen Çerkezoğlu, “İnsan onuruna aykırı kölece bir çalıştırma biçimi olduğu herkes tarafından kabul edilen taşeron çalıştırma yasaklanmalı, tümüyle ortadan kaldırılmalıdır. Tüm sağlık ve sosyal hizmet emekçileri ayrımsız, koşulsuz kadroya alınmalıdır” diye konuştu.

Bir yanda kadro sözü, bir yanda yeni taşeron alanlar!

TDB Başkanı Dt. İlker Cebeci de, siyasi iktidarın bugün “taşeron işçilere kadro” sözü verirken, bir yandan şehir hastaneleri ile yeni taşeron alanları açtığına dikkat çekti. Şehir hastanelerinin temelinde taşeron çalışma olduğunu vurgulayan Cebeci, buradaki çelişkinin dikkat çekici olduğuna işaret etti.

Radyoloji hizmetleri kadro kapsamında değil!

TMRT-Der Başkan Yardımcısı Nezaket Özgür de, kamu hastanelerinde taşeron şirketlere devredilen görüntüleme hizmetleri ve buralardaki şirketlerde çalışan radyoloji teknisyenlerinin tümüyle kapsam dışında olduğuna dikkat çekti. Özgür, bütün “müjde” açıklamalarına karşın, yine dışlanan, yine sistem dışına atılan bir grup bulunduğunu kaydetti.

Ortak açıklama için tıklayınız.