Ne oldu?
Yunanistan’da 2026 yaz döneminde Batı Nil Virüsü (BNV-West Nile Virus) enfeksiyonlarında belirgin bir artış görülmektedir. Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi (ECDC), 2026 Batı Nil Virüsü bulaş sezonunu haftalık olarak izlemektedir. 7 Ağustos 2026 tarihinde yayımlanan ve 5 Ağustos 2026 tarihine kadar bildirilen olguları içeren ECDC verilerine göre, Avrupa’da 59 bölgenin Batı Nil Virüsü dolaşımından etkilendiği bildirilmiştir. Virüs dolaşımı özellikle Güney ve Güneydoğu Avrupa ülkelerinde devam etmektedir.
Yunanistan Ulusal Halk Sağlığı Kurumu’nun (EODY) 5 Ağustos 2026 tarihli verilerine göre, ülkede 65 yerel kaynaklı insan Batı Nil Virüsü enfeksiyonu bildirilmiştir. Olguların 54’ünde nöroinvaziv hastalık gelişmiş, altı kişi yaşamını kaybetmiştir. Olguların önemli bir bölümü Atina’yı da kapsayan Attika bölgesinde görülmüş ve bu bölgede yoğun virüs dolaşımı bildirilmiştir.
Batı Nil Virüsü, Culex türü sivrisineklerin sokmasıyla insanlara bulaşan ve özellikle yaz ve erken sonbahar aylarında olgulara yol açabilen bir arbovirüstür. Afrika, Avrupa, Orta Doğu, Batı ve Orta Asya ile Kuzey Amerika’dan olgular bildirilmektedir. Ülkelerin sürveyans ve bildirim sistemlerindeki farklılıklar nedeniyle 2026 yılı için dünyadaki tüm olguları kapsayan güncel tek bir küresel olgu sayısı bulunmamaktadır.
Türkiye, Batı Nil Virüsü’nün görüldüğü Akdeniz havzasında yer almakta olup ülkemizde de daha önce insan olguları bildirilmiştir. Batı Nil Virüsü enfeksiyonu ülkemizde bildirimi zorunlu bulaşıcı hastalıklar arasında yer almaktadır. 12 Ağustos 2026 itibarıyla Sağlık Bakanlığı tarafından kamuya açık kaynaklarda 2026 yılına ait güncel kümülatif insan olgu ve ölüm sayısını içeren bir ulusal durum raporu yayımlanmamıştır. Bu nedenle Türkiye için güncel ve doğrulanmış bir 2026 olgu sayısı vermek mümkün değildir.
Yunanistan’a seyahat etmek riskli mi?
Yunanistan’daki mevcut epidemiyolojik veriler, ülkeye yönelik seyahatlerin ertelenmesini veya iptal edilmesini gerektirecek bir durum ortaya koymamaktadır. Ancak insanlar için kullanımı onaylanmış bir aşının bulunmaması nedeniyle, özellikle virüs dolaşımının bildirildiği bölgelerde sivrisinek ısırıklarından korunmaya yönelik kişisel önlemlerin eksiksiz uygulanması önem taşımaktadır. İleri yaştaki, bağışıklık sistemi baskılanmış ve ağır hastalık açısından risk taşıyan kişilerin korunma önlemlerine özellikle dikkat etmesi gerekmektedir.
Batı Nil Virüsü enfeksiyonu nasıl seyreder?
Batı Nil Virüsü enfeksiyonlarının büyük bölümü belirtisiz seyretmektedir. Semptomatik enfeksiyonda ateş, baş ağrısı, halsizlik, kas ve eklem ağrıları, bulantı-kusma ve bazen deri döküntüsü görülebilmektedir.
Enfekte kişilerin küçük bir bölümünde ise menenjit, ensefalit veya akut flask paralizi gibi nöroinvaziv hastalık gelişebilmektedir. İleri yaştaki kişilerde, bağışıklık sistemi baskılanmış olanlarda ve bazı kronik hastalıkları bulunanlarda ağır hastalık gelişme riski daha yüksektir.
Yunanistan’a seyahat sırasında hangi önlemlerin alınması gerekir?
Yunanistan’a seyahat edecek kişilerin;
- Açıkta kalan deri bölgelerinde kullanım talimatlarına uygun şekilde etkili sivrisinek kovucular (repellent) kullanması,
- Özellikle akşam, gece ve sabahın erken saatlerinde sivrisinek ısırıklarına karşı daha dikkatli olunması,
- Uzun kollu gömlek, uzun pantolon gibi vücudu mümkün olduğunca örten giysilerin tercih edilmesi,
- Pencere ve kapılarında sineklik bulunan veya klimalı konaklama alanlarının tercih edilmesi,
- Gerektiğinde cibinlik kullanılması,
- Konaklama alanları ve çevresinde sivrisineklerin üreyebileceği durgun su birikimlerinin ortadan kaldırılması
gerekmektedir.
Özellikle ileri yaştaki kişilerin, bağışıklık sistemi baskılanmış olanların ve ağır hastalık açısından risk oluşturabilecek kronik hastalıkları bulunanların sivrisinekten korunma önlemlerine daha titizlikle uyması gerekmektedir.
Batı Nil Virüsü’ne karşı aşı var mı?
Batı Nil Virüsü enfeksiyonuna karşı insanlarda kullanımı onaylanmış bir aşı bulunmamaktadır. Benzer şekilde enfeksiyonu önlemek amacıyla kullanılabilecek özgül bir antiviral profilaksi de mevcut değildir.
Bu nedenle Batı Nil Virüsü enfeksiyonundan korunmanın temelini sivrisinek ısırıklarının önlenmesi oluşturmaktadır. Atlar için Batı Nil Virüsü aşılarının bulunması, insanlarda kullanılabilecek onaylı bir aşı bulunduğu anlamına gelmemektedir.
Türkiye’ye döndükten sonra nelere dikkat edilmesi gerekir?
Yunanistan’dan dönen kişilerde ateş, baş ağrısı, belirgin halsizlik, kas-eklem ağrıları veya döküntü gelişmesi durumunda sağlık kuruluşuna başvurulması ve yakın zamanda Yunanistan’a seyahat edildiğinin hekime bildirilmesi gerekmektedir.
Özellikle ateşle birlikte şiddetli baş ağrısı, ense sertliği, bilinç değişikliği, uykuya eğilim, tremor, kas güçsüzlüğü, nöbet veya felç gibi nörolojik bulguların ortaya çıkması durumunda gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.
Yunanistan’dan dönenler kan bağışında bulunabilir mi?
Batı Nil Virüsü nadiren kan transfüzyonu ve organ nakli yoluyla da bulaşabilmektedir. Bu nedenle virüs dolaşımının bulunduğu bölgelerden dönen kişilerin kan bağışında bulunmaları halinde seyahat öykülerini kan merkezine bildirmeleri gerekmektedir.
Kan bağışının ertelenmesi veya gerekli durumlarda ek tarama uygulanması güncel ulusal kan güvenliği düzenlemelerine göre değerlendirilmelidir.
Kaynaklar
- Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi (ECDC). Seasonal surveillance in humans in 2026 for West Nile virus. Son güncelleme: 7 Ağustos 2026; veriler 5 Ağustos 2026 tarihine kadar olan bildirimleri kapsamaktadır.
- Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi (ECDC). Communicable Disease Threats Report, 1–7 August 2026, Week 32. Stockholm: ECDC; 7 Ağustos 2026.
- Yunanistan Ulusal Halk Sağlığı Kurumu (EODY). West Nile Virus Infection – Weekly Epidemiological Report, Transmission Period 2026. Atina: EODY; 5 Ağustos 2026.
- Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ). West Nile virus. WHO Fact Sheet.
- T.C. Sağlık Bakanlığı, Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü. Batı Nil Virüsü Enfeksiyonu Vaka Yönetim Rehberi. Ankara: Sağlık Bakanlığı.
