“İnsan Haklarının Tarihsel Gelişimi ve Felsefesi” Paneli Yapıldı
Türk Tabipleri Birliği’nin (TTB) “Başka Bir Sağlık Sistemi Mümkün” başlıklı 14 Mart Tıp Haftası programı kapsamında, TTB İnsan Hakları Kolu tarafından düzenlenen “İnsan Haklarının Tarihsel Gelişimi ve Felsefesi” paneli 5 Mart 2025 günü çevrimiçi yapıldı.
Panele tabip odalarına üye hekimler ve insan hakları savunucuları ile TTB Merkez Konseyi üyeleri Dr. Ali Kanatlı, Dr. Ali Karakoç ve Dr. Mehmet Şerif Demir’in de aralarında olduğu 50’yi aşkın kişi katıldı.
Kolaylaştırıcılığını Dr. Hüseyin Yaviç’in üstlendiği panelde yaklaşık iki saat boyunca insan hakları kavramı ve insan haklarının tarihsel gelişimi üzerine değerlendirmeler yapıldı ve farklı görüşlerin dile getirilmesi eşliğinde tartışmalar derinleştirildi.
Panelde Dr. Ulaş Yılmaz tarafından bir anahtar sunum yapıldı. Sunumda insan hakları kavramının kökenlerini, Antik Çağ’dan itibaren filozofların görüşlerini, tarihsel dönüm noktalarını, toplumsal mücadelelerin ortaya çıkardığı belgeleri, Aydınlanma Çağı ve modern hak kavramı gibi konular ele alındı. Modern dönemde insan hakları kavramının Marksist, liberal ve feminist düşünce sistemleri açısından da değerlendiren Yılmaz; doğal ve pozitif hukuk ayrımı, hakların sınıflandırılması, yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri üzerine değerlendirmelerde bulundu.
İnsan hakları kavramının günümüzde sıkça tartışılmasının nedenlerine de değinilen sunumda, kavramın giderek bir “yanılgı-doksa1ya dönüşmesi ve haklara erişimde yaşanan eksikliklerin artması gibi konular eleştirel bir bakış açısıyla ele alındı. Sunumda insan hakları kavramının içinde bulunulan coğrafyaya, ekonomik ve politik sistemlere, ideolojilere, eşitlik ve özgürlük kavramlarına yüklenen anlamlara göre farklılık gösterebileceği vurgulandı. Bu bağlamda insan hakları kavramının her yönüyle analitik bir eleştiriye açık olması gerektiği, teorik doğruların yanı sıra pratikte nasıl anlam kazandığının da önemli olduğu belirtildi.
İnsan hakları kavramının tarihsel olarak diyalektik gelişimi, sosyal ve politik eylemler ile mevcut sistemlerin insan haklarının nasıl şekillendirdiği de aktarılan sunumda; bu nedenle hak mücadelelerinde aktif ve dönüştürücü bir tutum benimsenmesi gerektiğinin altı çizildi, kapitalist sistemin yapısal sorunlarının (savaşlar, göçler, krizler) insan hakları ihlallerine yol açmasının kaçınılmaz olduğu ifade edildi. Dr. Ulaş Yılmaz, sunumunun son bölümünde dünyada ve ülkede yaşanan hak ihlallerinden örnekler vererek bu ihlallerin ancak aktif bir insan hakları mücadelesiyle değişebileceğini kaydetti. Yılmaz, son dönemde yaşanan çatışma ve şiddet sarmalına karşı “barış hakkı” mücadelesine de dikkat çekti.
Sunum sonrası söz alan katılımcılar da yaşanan hak ihlallerinin yaygınlığını, tarihsel süreçteki örneklerini ve insan hakları kavramının daha muhalif bir içerikle ele alınması gerektiğini kaydetti. İnsan Hakları Derneği ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın yıllardır yürüttüğü aktif mücadeleye atıfla, raporlamaların ve kayıtların ortak hafıza için önem taşıdığı belirtilen konuşmalarda; konunun daha yapılandırılmış bir şekilde ele alınması, farklı insan hakları aktivistleri ve kurumların katılımıyla yüz yüze bir etkinlik düzenlemenin gerekliliği de dile getirildi.