Urfa Emek ve Demokrasi Platformu, Suriye’nin Kobani kentinde ablukaya bağlı derinleşen insani krize dikkat çekmek ve insani yaşam koridorunun açılması çağrısı yapmak için 1 Şubat 2026 günü Suruç Meydanı’nda bir basın açıklaması düzenledi.

Basın açıklamasına platformun bileşeni emek-meslek örgütleri, demokratik kitle örgütleri ve siyasi partilerin temsilcilerinin yanı sıra, Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi üyeleri Dr. Ali Karakoç ve Dr. Mehmet Şerif Demir ile bölge tabip odalarının yönetici ve üyeleri katıldı.

Urfa Emek ve Demokrasi Platformu adına ortak açıklamayı okuyan Şanlıurfa Barosu Başkanı Av. Abdullah Öncel; Ortadoğu’da derinleşen savaş ve çatışmaların bedelini bir kez daha sivil halkın ödediğini, Kobani’ye açılan tek insani geçiş noktası olan Mürşitpınar Sınır Kapısı’nın Türkiye tarafından kapalı tutulmasının kentteki insani krizi derinleştirdiğini söyledi. Suriye’de çatışmasızlık koşulları olgunlaşırken insani yardımın engellenmesinin hiçbir gerekçesi olamayacağının altını çizen Öncel, uluslararası insancıl hukuk kurallarının gereğinin derhal yerine getirilmesi çağrısı yaptı.

Ortak açıklamanın ardından kurumlar adına konuşmalar yapıldı.

TTB adına söz alan Dr. Ali Karakoç, emperyal güçlerin ve yerel işbirlikçilerinin Ortadoğu’da sürdürdüğü savaş ve çatışmaların halk sağlığı açısından yıkıcı sonuçlar doğurduğunu hatırlattı. Karakoç, “Suriye’nin kuzeydoğusunda kentler ablukaya alınıyor. Bölge halkları yerinden olmaya ve göçe zorlanıyor. Temel besin maddelerine ve temiz suya erişim engelleniyor. Sağlık kurumlarının hizmet verebilmesi için gereken elektrik kesiliyor; acil hizmetler, yoğun bakım ve yenidoğan üniteleri, diyaliz makineleri çalışmaz kılınıyor. Bölge halklarının yaşam ve sağlık hakları açıkça ihlal ediliyor” dedi.

TTB’nin 26 Ocak 2026 günü hem Birleşmiş Milletler’e hem de Sağlık ve İçişleri bakanlıklarına yazdığı mektuplara atıf yapan Karakoç; özellikle sivillerin yerleşim alanlarının, sağlık kurumlarının, gıda güvenliği için hayati öneme sahip altyapıların hedef alınmasının uluslararası insancıl hukuka aykırı olduğunun altını çizdi. Karakoç, konuşmasının sonunda TTB’nin taleplerini yineledi:

“Bölgedeki çatışmalar sona erdirilsin. Kobani’deki abluka kaldırılsın. Mürşitpınar Sınır Kapısı açılarak insani yaşam koridoru oluşturulsun. Gıda, yakıt, acil sağlık hizmetleri için gereken tıbbi malzemelerin gönderimi yapılsın, kritik durumdaki hastalar tahliye edilsin. Savaş ve çatışma bölgesi deneyimi olan sağlık emekçilerinin sağlık hakkı ihlallerini inceleyip raporlaştırması sağlansın. Son olarak; Suriye halklarının demokratik, özgür, eşit, barış içinde yaşaması için gereken adımlar atılsın.”

Konuşmaların ardından basın açıklaması sona erdi.

TTB’nin Birleşmiş Milletler’e gönderdiği mektubun tamamı için tıklayınız.

TTB’nin Birleşmiş Milletler’e gönderdiği mektubun İngilizce orijinali için tıklayınız.