Acil Yaklaşım/İlkyardım
Torasik Travma
Çocuk
göğsünün daha esnek olması göğüs bölgesi yaralanmalarının daha seyrek
görülmesini sağlar. Ancak görünürde benign olan bu aldatıcı tablonun
arkasında, alttaki parenkim dokularının hasarı gizleniyor olabilir. Göğüs
yaralanmaları üç ana kategoride toplanır: Majör, orta, küçük yaralanmalar.
Genel
anlamda majör göğüs yaralanması acil resüsitasyon ve girişimle birlikte yoğun
bakım tedavisini gerektirir. Hastane öncesi aşamadaki sık ölüm nedenidir.
Orta derecede göğüs yaralanması girişimi ve izleme, ayrıca gözlem için yatış
işlemi gerektirir.
Majör
Göğüs Yaralanması: Konulan çok sayıdaki tanı, bu grupta toplanabilir:
Tansiyon
pnömotoraks, delici yaralanma, majör çarpışma yaralanması, travmatik
diafragma hernisi.
Tansiyon
Pnömoraks potansiyel olarak yaşamı tehdit eden, ciddi bir acil durumdur.
Pnömotorak yayıldığı için akciğerlerin gaz değişimi ve oksijenasyon için
gerekli alanlarda azalma olur. Aynı şekilde, venöz dönüş ve kardiyak debi
engellenir.
Delici
Yaralanmalar ilk anda çocuğun durumu ne kadar iyi olursa olsun, bu
yaralanmalar daima bir üst kategoride değerlendirilmelidir. Yaralar gözden
kaçabilir, özellikle resüsitasyon bölgesinin dışında olduğunda, ani kollapsın
sonucu sıklıkla çok kötüdür. Gördüğünüz şey, var olan şey demek değildir
(Resim 1).
Olası
yaralanmalar arasında pnömotoraks (tansiyon ya da diğer), tamponatlı ya da
tamponatsız kalp delinmesi, büyük damar hasarı ve diafragma yaralanması yer
alır. Eğer diafragma hasarı varsa, intraabdominal yaralanma söz konusu olabilir.
Eğer bu yaralanmalardan herhangi biri varsa ya da herhangi birinden
kuşkulanıyorsa, acil kardiyotorasik inceleme gereklidir. BT görüntüleme,
anjiyografi ve torakotomi gerekli olacaktır. Eğer çocuğun durumu stabil ise,
olası vasküler, kardiyak ya da akciğer hasarını araştırmak üzere uygun
görüntüleme yöntemi seçilmelidir. Giderek kötüleşen gizli bir yaralanma
olasılığı sürekli göz önünde bulundurulmalıdır. Daha sonra ise resüsitasyon
malzemeleri her an hazır bulundurulmalıdır.
Majör
çarpışma yaralanması
Çarpışma
yaralanması normalde çocuklar motorlu taşıtların altında kaldıklarında ya da
üzerlerine ağır bir cisim düştüğünde oluşur. (Resim 2). Bir yaralanmanın
genişliğini, birlikte bulunan yaralar, yaralanmaya neden olan kuvvetlere ve
darbelere maruz kalma süresi belirler.
Sıklıkla
var olan yaralanmanın tek görünür kanıtı boyun ve yüzdeki peteşyal
hemorajidir (Resim 3). Akciğer ve diğer bazı organ yaralanmalarının tamamen
oluşması için zaman geçmesi gerekebilir. Ayrıca kas hasarı, fark
edilmediğinde böbrek yetmezliğine yol açan miyoglobinüriye neden olabilir.
Çarpışma
yaralanması olan tüm çocuklar, var olan tüm komplikasyonlar ortadan kalkana
dek hastanede yatırılmalıdır.
Travmatik
diafragma hernisi
Bu
erken, ya da geç dönemde seyrek olarak ortaya çıkabilen bir durumdur. Akciğer
filmleri yanıltıcı olabilir ve tansiyon pnömotoraks ile karıştırılabilir.
Tanı konduktan sonra cerrahi tedaviye kadar nazogastrik tüp ile dekompresyon
sağlanmalıdır.
Orta
Derece Göğüs Yaralanması
Orta
derecede göğüs yaralanması majör göğüs yaralanmasından daha sık rastlanır.
Düşünülmesi gereken yaralanmalar şunlardır:
Basit
pnömotoraks, akciğer kontizyonu, hafif hemotoraks, üç ya da daha fazla
kaburga kırığı.
Basit
pnömotoraks klinik olarak saptanması güçtür. Klinik muayenede sıklıkla gözden
kaçan küçük bir pnömotoraks, düz akciğer grafisi ile görülebilir. Çoğunda
hiçbir aktif tedavi gerekmez ama sıkı izlem gerektirir.
Daha
yaygın pnömotorakslar aspirasyon ya da klasik göğüs drenajı ile drene
edilmelidir (Resim 4). Eğer aspirasyon ya da takip yolu seçilirse, çocukta
solunum güçlüğü belirtileri sıkı bir şekilde izlenmelidir. Eğer çocuk klasik
yöntemlerle tedavi edilmiş ama herhangi bir nedenle pozitif basınçlı
ventilasyon düşünülüyorsa, o zaman göğüs dreni takılması konusu
tartışılmalıdır. Bu, ventilasyon sırasında tansiyon pnömotaraks gelişmesini
önleyecektir.
Akciğer
kontüzyonu (Resim 5)
Akciğer
kontüzyonu herhangi bir künt göğüs yaralanmasından kaynaklanır. Oksijen
satürasyonlarının düşmesi, var olan yaralanmanın bir kontüzyon olduğunun ilk
belirtisi olabilir. Başlangıçta yapılması gereken bütün iş oksijen desteğidir
ama oksijen açığı entübasyonu ya da yapay ventilasyonu gerektirebilir. Eğer
her iki akciğer tabanında kontüzyon söz konusu ise bu duruma neden olabilecek
bir diafragma rüptürünün dışlanmasına dikkat edilmelidir.
Yalnızca
solunum egzersizleri ile kısıtlı olsa bile, ağrı elverdiği ölçüde erken
fizyoterapiye başlanmalıdır.
Hafif
hemotoraks (Resim 6)
Daha
hafif diğer göğüs yaralanmalarında olduğu gibi hemotoraks yalnızca akciğer
filmi ile anlaşılabilir. Küçük hacimlerdeki kan aspire edilmek üzere
bırakılabilir. Ancak ileride ampiyeme neden olacak bir enfeksiyon gelişebilir
ve bu durumda hemen toraks cerrahisi düşünülmelidir.
Üç
ya da daha fazla kaburga kırığı
Bu
tip kaburga kırıkları oldukça ağrılıdır. Genellikle hafif derecede kontüzyon
vardır; hemo/pnömotoraks olabilir ya da olmayabilir. Bu çocuklar, analjezi ve
izlem için yatırılmalıdır.
Üç
ya da daha fazla kaburga kırığı olan çocuklar, yaralanmaya neden olacak
oldukça güçlü bir darbeye maruz kalmışlardır. Bu nedenle hastanede kaldıkları
süre içinde diğer torasik lezyonlar da özellikle diafragma hernisi
düşünülmeli ve araştırılmalıdır.
İnterkostal
blokaj yoluyla analjezi uygulanabilir. Ancak yineleyen blokajlar bazı
çocuklar tarafından iyi tolere edilmeyebilir ve dolayısıyla başka analjezi
yolları gerekli olabilir. Kontüzyon yaralanmasında olduğu gibi zaman
geçirilmeden fizyoterapiye başlanılmalıdır.
Eğer
çocuk herhangi bir nedenle yapay ventilasyona gereksinim duyuyorsa o zaman
profilaktik göğüs drenajı düşünülmelidir. Ventilasyon basıncındaki herhangi
bir artış klinisyeni pnömotoraks olasılığı konusunda uyarılmalıdır.
Miyokard
kontüzyonu
Künt
göğüs yaralanması, özellikle lokalize ise miyokard kontüzyonuna yol açabilir.
Eğer kuşkulu bir durum varsa, ekokardiyografi zayıf kas hareketi olan
bölgelerin belirlenmesinde yararlı olabilir. Kardiyak enzimler ve izotop
görüntüleme birbiri ile çelişik sonuçlar verir.
Minör
göğüs yaralanması
Minör
göğüs yaralanması, daha çok çocuklar 3-nokta fiksasyonlu emniyet kemerleri
ile yolculuk ettikleri için özellikle yaygındır (Resim 7). Bu yaralanmalar
şunlardır; cerrahi amfizem, göğüs duvarı ezilmesi ve izole kaburga kırıkları.
Pnömotraks
ya da başka bir yaralanma olmaksızın, cerrahi amfizem sıkı izlemden biraz
daha fazlasını gerektirir. Eğer pozitif basınçlı ventilasyon düşünülüyorsa,
pnömotaks olduğu göz önünde bulundurulmalıdır. Düşünülmüyorsa, küçük göğüs
yaralanması analjezi ve öneri biçimindeki semptomatik tedaviden biraz daha
fazlasını gerektirir.
Göğüs
Yaralanmalarının Tedavisine Yaklaşım
Tüm
büyük ve orta dereceli göğüs yaralanmalarında oksijen desteği gereklidir. ve
klinik durum elverdiği ölçüde arteryel kan gazlarına bakılmalıdır. Her ne
kadar ilerideki tedavi kararları için yardımcı olsa bile arteryel kan
gazlarının analizi nedeniyle tedavi geciktirilmemelidir.
Çocuklar
in sitü göğüs drenleri ile birlikte taşınırken özen gösterilmelidir. Taşıma
durumlarında sualtı sistemlerinin kullanımını gerektirmeyen kanatlı valvlerin
kullanılması düşünülmelidir.

Resim 1:Göğsünün ön bölümünde
delici bir yarlanmaya maruz kalmış bir çocuk. İyi görünmekle ve hiçbir akut
yaralanma belirtisi olmamakla birlikte, büyük damarlar mediastende
bulundukları için büyük damar yaralanması ve mediastinal yaralanma olasılığı
akla gelmelidir.

Resim 2: Bu küçük çocuk, bir
taşıtın ön ve arka tekerleklerinin altında kalmıştır. Babası ters dönüş
yaparak arabayı devirdiği sırada ön kapıtan fırlamıştır. Kol ve baştaki sıyrıklar
görülebilir. Yüzdeki peteşiyal hemorajilere ve kızarıklıklara dikkat edin. Bu
çocukta herhangi bir inrakraniyal ya da intratorasik hasar yoktu ve üç saat
sonra fiziksel olarak toparlandı.

Resim 3: Kapı çarpması sırasında
göğsü üzerine baskı yapan kuvvetlere maruz kalmış bir çocuk. Görünürdeki
yarlanmalar yalnızca göz çevresindeki peteşiyal hemorajilerden ibarettir; bu
torakal ve abdominal boşluğa oldukça baskı yaratan şiddetli kuvvetlerin etki
ettiğinin göstergesidir.

Resim 4: Trafik kazası geçirmiş
bir çocuğun akciğer grafisi sağ tarafta pnömotoraks vardır. Sağ alt lobda
görülen III-tanımlı konsolidasyon alanları pulmoner kontüzyonlara karşılık
gelir.

Resim 5: Bir trafik kazası
sonrası gözlenen künt göğüs travması. Pulmoner kontüzyona vehemorajiye bağlı
olarak her iki akciğer alanlarında yoğun opasite vardır. Sol klavikulanın ve
skapulanın kırık olduğuna dikkat ediniz.

Resim 6: Künt göğüs travması
sonrası çekilen posteranterior akciğer filmi. Bu, supin pozisyonda çekilen
bir acil filmdir. Opak sağ hemitoraks, plevra boşluğunda posterior bölgede
bulunan sıvıya kışılık gelir. Sağda 4. kaburga kırıktır. Sol paravertebral
bölgede bir konsolidasyon alanı görülmektedir. Bu görünümler kaburga kırığını
takiben gelişen hemotorksa karşılık gelir.

Resim 7: Bu genç, bir trafik
kazasının kurbanı olmuştur. Saatte 50 mil hızla giden bir arabının ön
koltuğunda oturuyor ve emniyet kemeri (3-nokta fiksasyonlu) takıyordu.
Çarpışma sırasındaki eylemsizlik kuvveti onun öne doğru savrulmasına ve
emniyet kemeri tarafından kuvvetli biçimde engelenmesine yol açmıştır. Burada
görülen yaralanmalar çok hızlı bir darbenin söz konusu olduğunu
göstermektedir.
Kaynaklar
1- Beattie T.F, Hendr, GM, Duguid KP;
Pediatrik Aciller 80-84 Mosby-Wolfe Med. Communicohiers
|