Aile hekimleri Sağlık Bakanı’nı bir kez daha düşünmeye davet ediyor!

TTB Aile Hekimliği Kolu, yeni hükümetin Sağlık Bakanı olarak ilan edilen Mehmet Müezzinoğlu'nu, aile hekimleri ile ilgili politikalar hakkında bir kez daha düşünmeye davet etti. TTB Aile Hekimliği Kolu'nda yapılan açıklamada, Sağlık Bakanı Müezzinoğlu'nun "Hekimler tapu memuru mu ki 8-4 çalışsın; Aile Hekimleri haftada 50 saat, Cumartesi - Pazar demeden esnek zaman dilimlerinde çalışacak" açıklamasına değinilerek, "Sayın Bakanımız Aile Sağlığı Merkezleri'nde çalışanların hala hafta içi her gün sabah 8, akşam 5 saatleri arsında hizmet verdiklerinin farkında bile değil" denildi. 
 
 
 
AİLE HEKİMLERİ SAĞLIK BAKANI'NI BİR KEZ DAHA DÜŞÜNMEYE DAVET EDİYOR!
 
64. Hükümet göreve başlayıp, programını paylaşırken, birinci basamak sağlık hizmetlerini yeniden yapılandıracağından söz ediyor. Birinci basamak ile ikinci ve üçüncü basamak sağlık hizmetlerinin entegrasyonu sağlanacağından bahsediyor. Sağlık Bakanı olarak ilan edilen Dr. Mehmet Müezzinoğlu hükümetin programında yer alan, Aile Hekimliği ve diğer sağlık hizmetlerinde önümüzdeki dönem yapacaklarının ayrıntılarını röportajlarda kamuoyuna anlatmaya devam ediyor.
 
TV spikerleri, Sayın Bakana; "Aile Hekimleri Cumartesi günleri dinlenme haklarını kullanmak istiyorlar, ne diyorsunuz?" diye soruyorlar:
 
Sayın Bakan; "Hekimler tapu memuru mu ki 8-4 çalışsın; Aile Hekimleri haftada 50 saat, Cumartesi - Pazar demeden esnek zaman dilimlerinde çalışacak" diyor.
 
Sayın Bakanımız Aile Sağlığı Merkezleri'nde çalışanların hala hafta içi her gün sabah 8, akşam 5 saatleri arsında hizmet verdiklerinin fakında bile değil…
 
Sayın bakanımız Pazar çalışan sağlık emekçilerinin pazartesi dinleneceğini söylüyor, pazartesi gelen vatandaşa kim hizmet verecek, hastalarımızın kafası karışmayacak mı? Nöbet tutmayanlar kendi hastaları ile birlikte nöbet tutan arkadaşının hastalarına da hizmet verecek,yetiştirebilirse,sabredemeyen bir hastanın şiddetine uğramazsa , hasta olmazsa...
 
Aynı röportaj da kronik hastalıkların artığından, toplumu eğiteceklerinden, "sağlık okuryazarlığı"ndan bahsediyor, "aşı uygulamasında, aşıyla önlenebilir hastalıkların yok edilmesinde dünyada en öndeyiz" diye bitiriyor bu bölümü.
 
Yaklaşık 5 aydır Sağlık Bakanlığı tarafından ASM'lere doğru dürüst Hepatit A ve Tüberküloz aşısı gönderilmiyor. Bu yüzden  kayıtlı çocuklara aşı yapamamanın üzüntüsünü yaşayan birinci basamak sağlık çalışanları, Sayın Bakanın dünyada en öndeyiz açıklamasına şaşırarak bakıyor. Şimdi soruyoruz; bu başarıyı 8 ile16 saatleri arasında çalışan tapu memurlarıyla mı yakaladınız? Aşı olmadığı için defalarca aileleri arayan, açıklama yapan, ne yapacağını şaşıran aile hekimleri ve hemşireleri ile mi yaptınız?
 
Sağlık Bakanlığı, Aile Sağlığı Merkezi çalışanlarına, toplumun bir talebi ve ihtiyacı olmamasına rağmen, Cumartesi günleri fazla çalışma dayatmasında bulunuyor.
 
Yani haftada 40 saat çalışarak görev ve sorumluklarını fazlasıyla yerine getiren, hastanesi olmayan bölgelerde 24 saat acil sağlık hizmeti sunmaktan, günün her saati ölü muayenesi yapmaktan, olası salgınları önlemek için hafta sonu, zaman mefhumu gözetmeden ev ev gezip aşı yapmaktan kaçınmayan, hekim, hemşire, ebe, sağlık memurlarına, kazanılmış çalışma hakları, yerel ve evrensel çalışma yasal haklar görmezden gelinerek, fazla çalışma dayatmalarında bulunuluyor.
 
Aile Sağlığı Merkezleri'nde bütüncül hizmeti kiminle vereceksiniz?
 
Kiminle yapacaksınız "sağlık okuryazarlığı"nı, koruyucu sağlık hizmetleri yaygınlaştırmayı? 
 
En temel haklarını gasp ettiğiniz, hakları için sesini çıkardı diye soruşturma açtığınız, ceza puanları verdiğiniz, ceza puanları 100'ü geçince sözleşme fesihi uygulayıp işten atmakla tehdit ettiğiniz sağlık çalışanları, nasıl olacak da bu ağır yükün altına girecekler?
 
Ne demek 50 saat?
 
Haftanın 7 günü esnek çalıştırmak?
 
Sayın Bakan sizi bütün bunları bir kez daha düşünmeye davet ediyoruz!
 
Kendi haklarımız ve toplumun nitelikli sağlık hakkı için mücadelemizi sürdürmeye kararlıyız.
 
Saygılarımızla.
 
TTB AİLE HEKİMLİĞİ KOLU