Gaziantep şehir hastanesi hakkında değerlendirme raporu

Türk Tabipleri Birliği, Gaziantep Entegre Sağlık Kampusu Projesi'ne yönelik olarak finans kuruluşları tarafından istenen Çevresel ve Sosyal Etki Değerlendirme (ÇSED) sürecinde gelen başvuru üzerine ihale süreci dahil olmak üzere değerlendirme hazırladı. 

ELC Group Müşavirlik ve Mühendislik A.Ş.

İlgi:22.6.2015 günlü ve Gaziantep Entegre Sağlık Kampüsü konulu yazınız

İlgi yazınızda Gaziantep entegre sağlık kampüsü hakkında finans kuruluşlarınca tarafınızdan istenen Çevresel ve Sosyal Etki Değerlendirme Araştırması kapsamında ilgili kurum ve kuruluşlardan görüş istediğiniz belirtilmiştir.

Gaziantep entegre sağlık kampüsü ihalesinin iptali talebiyle tarafımızdan açılan ve Danıştay 13. Daire Başkanlığının 2012/3979 Esas sayılı dosyasında görülmekte olan dava sürmektedir. Konuyu ilgilendiren ve dava dosyasında da dile getirdiğimiz hususların kısa bir özeti ile kamu özel işbirliği finansman modeliyle sağlık hizmeti gördürülmesine dair çalışanlar ve sağlık hizmeti alacak kişiler yönünden oluşacak sakıncalara dair tespitlerimiz yazımız ekinde yer almaktadır. Bilgilerinize sunarız.

 

İhale süreci

Gaziantep Entegre Sağlık Kampüsü ihalesi tamamlanmıştır. İhaleyi alan, Samsung C&T, Kayı İnşaat, Salini Impregilo tarafından özel amaçlı şirket oluşturulduğu şirketlerce duyurulmuştur.

Sağlık Bakanlığı Sağlık Yatırımları Genel Müdürlüğü Kamu Özel Ortaklığı Daire Başkanlığının internet sayfasındaki bilgilere göre ihale süreci şöyle ilerlemiştir:

Ön yeterlik ihalesi 07.06.2011 tarihinde yapılmış, değerlendirme sonucu 9 iş ortaklığı yeterli bulunmuştur. İhale sürecinde teklifler 15.06.2012 tarihinde alınmıştır. Nihai teklif verme tarihi 25.09.2012 olarak açıklanmış daha sonra 12.10.2012 olarak değiştirilmiştir ve 3 iş ortaklığı nihai teklif vermiştir. Son olarak “açık eksiltme ihalesi” 1.11.2012 tarihinde yapılmış ve ihaleyi Samsung C&T Corporation - Kayı İnş. San. ve Tic. A.Ş. - Salini S.P.A. - Simed International B.V. - Studio Altieri Spa - HAN Teknik Müşavirlik Mühendislik Mimarlık A.Ş. İş Ortaklığının aldığı açıklanmıştır.

Ön Yeterlik Almayan Şirketler İhaleyi Kazanan İş Ortaklığında Yer Almıştır

Sağlık Bakanlığı Kamu Özel Ortaklığı Başkanlığı’nın internet sayfasında yer alan bilgilere göre 07.06.2011 tarihinde ön yeterlik başvurusu yapan şirketler arasında 1. Sırada yer alan iş ortaklığı şu şirketlerden oluşmaktadır:

-Samsung C&T Corporation - Studio Altieri Spa - HAN Teknik Müşavirlik Mühendislik Mimarlık A.Ş. İş Ortaklığı

 İhalede 15.06.2012 tarihinde nihai teklif veren iş ortaklıkları arasında 3. Sırada yer alan iş ortaklığı da şu şirketlerden oluşmaktadır:

-Samsung C&T Corporation - Kayı İnş. San. ve Tic. A.Ş. - Salini S.P.A. - Simed International B.V. - Studio Altieri Spa - HAN Teknik Müşavirlik Mühendislik Mimarlık A.Ş. İş Ortaklığı

Son olarak 1.11.2012 tarihinde yapılan açık eksiltmeyi de Samsung C&T Corporation - Kayı İnş. San. ve Tic. A.Ş. - Salini S.P.A. - Simed International B.V. - Studio Altieri Spa - HAN Teknik Müşavirlik Mühendislik Mimarlık A.Ş. İş Ortaklığı almıştır.

İş ortaklığında yer alan Kayı İnş. San. ve Tic. A.Ş. - Salini S.P.A. - Simed International B.V.  şirketleri ön yeterlik almamıştır. İhaleye teklif aşamasında katılan şirketlerin ön yeterlik almaksızın ihaleye nasıl katıldıkları, ne şekilde değerlendirme yapıldığına ilişkin bir açıklama yapılmamıştır. Halihazırda üç şirket tarafından kurulduğu belirtilen özel amaçlı şirketin bileşiminin hangi aşamada, kim ya da kimlerin onayı iler değiştirildiği bilinemediği gibi kamu özel ortaklığı yöntemine dair ihale kurallarını düzenleyen uluslararası metinlerde de belirlenen şeffaflık kuralına uyulmadığı açıktır. 

Yasal altyapı

OECD’ye ait kamu özel ortaklığı uygulamalarına ilişkin Rehber Kitap, Avrupa Konseyi’ne ait Yeşil Kitap, Dünya Bankası’nın Sağlıkta Dönüşüm Programı İhale Koşulları Rehberi ve diğer belgeler birlikte ele alındığında, Türkiye’de mevzuat hazırlanması sürecinin tümünün şeffaflıktan, katılımdan, görüş alınması ve bilgi paylaşımı zorunluluklarına uyulmadan yürütüldüğü görülmektedir.

Türkiye’de yap-işlet-devret gibi benzer uygulamalara dair yasal düzenlemeler olsa da bunlardan tümüyle bağımsız olarak ve ilk kez sağlık alanında kamu özel ortaklığına dair yasal düzenleme 2005 yılında yapılmıştır. Yasa tek maddeden ibaret olup o dönemde muhalefet partisinin yasal görüşmelerinde yapılan hataları protesto ettiği bir döneme denk getirilmiştir. Bu nedenle Türkiye’nin en az 50 yılını yakından ilgilendirecek bu düzenleme, hiçbir muhalif görüş açıklanmaksızın, sadece iktidar partisi milletvekillerinin oylarıyla kabul edilmiştir.

2005 yılında bu düzenleme hazırlanırken ne Türk Tabipleri Birliği’nin ne de sağlık alanındaki herhangi bir sendikanın görüşü alınmıştır. Aynı uygulama 663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname döneminde tümüyle hukuka aykırı olarak yürütülmüştür. 663 sayılı KHK ile Sağlık Bakanına 20 Milyon TL’ye kadar olan projelere şahsen karar verme yetkisi verilmişken daha sonra yapılan bir değişiklikle bu yetki kaldırılmıştır.

6428 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikler Danıştay tarafından verilen kararların ortadan kaldırılması amacıyla yapılmış olup Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarıyla da belirlendiği üzere, yargı kararlarını ortadan kaldırmayı ya da etkisiz hale getirmeyi amaçlayan yasal düzenlemeler Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. Maddesiyle korunan adil yargılanma hakkının ihlali niteliğindedir.

Kaldı ki yasa tasarısı görüşmelerine davet edilen dönemin Türk Tabipleri Birliği Genel Sekreteri Dr. Bayazıt İlhan, görüşlerini sunarken dönemin Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı Lütfü Elvan ve iktidar partisi milletvekillerinin sözlü saldırısına maruz kalmıştır. Yasanın görüşmeleri boyunca muhalefet milletvekillerinin Sağlık Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı bürokrat ve yöneticilerine sordukları hiçbir soruya yanıt verilmemiştir. Yanıtsız kalan sorular arasında Türkiye’nin yapılacak hastaneler nedeniyle üzerine alacağı riskin tutarı ve bu tutarın karşılanıp karşılanamayacağı, maliyet etki analizi, hastanelerin bu yöntemle yapılmasının parasal değer analizi (VfM) sağlık hizmeti alacak kişilere etkilerinin ne olacağı, yeni hastane mi yoksa yenileme mi yapıldığı da vardır.

Sağlık Bakanlığı, sadece Türk Tabipleri Birliği ve diğer sağlık çalışanlarına ya da “5 yıldızlı otel konforunda yeni hastaneler yapılacak” sloganıyla vatandaşlara değil yasama meclisi üyelerine de gerçek bilgileri vermemiştir. Dolayısıyla uluslararası kredi kuruluşlarınca belirlenen “güvenilir yasal zemin” ihtiyacını karşılamaktan uzak adı yasa olan bir düzenleme yapılmıştır. Bu yöntem için 2006 yılında yapılan ilk Yönetmelik ve 2014 yılında yapılan ikinci Yönetmelik de niteliği açısından yasa yapma süreçlerine benzemektedir.

Türkiye’de sağlık alanında kamu özel ortaklığı uygulamasının yasal altyapısı, yetersiz, belirsiz, niteliği tartışmalı ve bu alandaki uluslararası düzenlemelerdeki ölçütleri taşımamakta olup AB İlerlem