Halkın sağlığı, çalışanların hakları için mücadeleye devam!

Türk Tabipleri Birliği Aile Hekimliği Kolu ve Ankara Tabip Odası, birinci basamakta halkın sağlığı ve çalışanların hakları için mücadeleye devam edeceklerini bildiren bir basın toplantısı düzenlediler.

Ankara Tabip Odası’nda 30 Aralık 2014 Salı günü düzenlenen toplantıya TTB Merkez Konseyi üyesi Dr. Filiz Ünal İncekara, ATO Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Çetin Atasoy, Yönetim Kurulu üyeleri Dr. Mine Önal, Rıza Özbek ve ATO Aile Hekimliği Komisyonu üyesi Dr. Zafer Çelik katıldı. 

Sağlık Bakanlığı’nın 3 Ocak 2015 tarihinden itibaren Cumartesi günleri belli bölgelerdeki Aile Sağlığı Merkezlerini açık tutup, buralarda sağlık hizmeti verileceğini ilan etmesinin ardından TTB ve ATO, aile hekimlerinin Cumartesi günleri nöbet tutmayacaklarını bildirip sebeplerini sıraladılar.

Basın açıklamasını okuyan Dr. Zafer Çelik, “Bu "nöbetler" Sağlık Bakanlığı'nın birinci basamak sağlık hizmetlerini tümden yanlış anladığının, buraları poliklinik, hatta acil sağlık hizmeti vermek için açılmış birimler olarak gördüğünün, koruyucu hekimlik uygulamalarını tümden göz ardı ettiğinin açık göstergesidir. Kendi yanlış uygulamalarının açtığı gedikleri yamamak için birinci basamaktaki sağlık çalışanlarını feda etmektedir” dedi.

Basın açıklamasının ardından söz alan Dr. Filiz Ünal İncekara da Sağlık Bakanlığı’na bu sistemin yanlış olduğunu anlatmak için 18 aydır uğraştıklarını fakat daha çok hasta ve ucuz işgücü ile sistemin para kazanmasının hedeflendiğini belirtti. Nöbet uygulaması nedeniyle sağlık çalışanlarının başına bir şey gelmesi ya da bir hastanın acile geç başvurduğu için zarar görmesi halinde hesap soracaklarını ifade eden Dr. İncekara “İşten asla kaçmıyoruz ama iş böyle yapılmaz” diye konuştu. 
 

 

30.12.2014

BASIN AÇIKLAMASI

BİRİNCİ BASAMAKTA HALKIN SAĞLIĞI, ÇALIŞANLARIN HAKLARI İÇİN MÜCADELEYE DEVAM

Sağlık Bakanlığı,3 Ocak 2015 tarihinden itibaren Cumartesi günleri belli bölgelerdeki Aile Sağlığı Merkezlerini açık tutup, buralarda sağlık hizmeti verileceğini ilan etmiştir.

Aile Sağlığı Merkezi çalışanları ve diğer birinci basamak sağlık çalışanları görev tanımları dışında yüklenen işlerden ve artan iş yükünden bunalmış durumdadırlar. Kendilerine "şimdilik" cumartesi günü çalışma dayatması yüklenmiştir, Sağlık Bakanlığı saklamıyor, yakında pazar günleri de çalışacaklar diyor.

Birinci basamak sağlık çalışanları bu koşullarda çalışamayacaklarını defalarca dile getirdiler. Son dönemde 29 Kasım'da ve 13 Aralık'ta yaptıkları yürüyüşler, basın açıklamaları ve 12 Aralıkta iş bırakma eylemleriyle taleplerini dile getirdiler. Tüm bunlara rağmen Sağlık Bakanlığı, karmakarışık hale getirdiği sağlık ortamındaki tüm sıkıntıları aile hekimlerine yeni görevler yükleyerek çözmeye çalışıyor. Yanlışları başka yanlışlarla düzeltmeye çalışıyor.

Aile Sağlığı Merkezi çalışanları, birinci basamak sağlık çalışanları Cumartesi günleri haksız ve hukuksuz bu göreve gitmeyecek, Aile Sağlığı Merkezlerini açmayacak.

Cumartesi günleri bu nöbetlere neden gitmeyeceğiz?

1. Bu "nöbetler" Sağlık Bakanlığı'nın birinci basamak sağlık hizmetlerini tümden yanlış anladığının, buraları poliklinik, hatta acil sağlık hizmeti vermek için açılmış birimler olarak gördüğünün, koruyucu hekimlik uygulamalarını tümden göz ardı ettiğinin açık göstergesidir. Kendi yanlış uygulamalarının açtığı gedikleri yamamak için birinci basamaktaki sağlık çalışanlarını feda etmektedir.

2. Birinci basamak sağlık hizmet sunumunda yaşanan sorunlar çözülmeden, yeni ek görev ve sorumluluklar dayatılarak oluşturulan kaos içerisinde; aşıyla önlenebilir salgınlar artabilir, bebek/gebe izlemlerinde, kronik hastalıkların kontrolünde sorunlar çıkabilir. Öncelikle yapılması gereken birinci basamak sağlık hizmetlerinin bütünlüklü olarak ele alınıp iyileştirilmesidir. Bu yapılmadan birinci basamak sağlık çalışanlarına yeni görevler yüklemenin yurttaşların sağlığına hiçbir faydası yoktur, tersine sorunların artmasına sebep olur. 

3. Sağlık Bakanlığı, acil servislerde akıl dışı biçimde artan hasta yoğunluğunu azaltabilmek için aile sağlığı merkezlerini adres göstermektedir. Oysa acil hizmet vermek için yeterli donanımı ve uygun sağlık hizmet ekibi olmayan aile sağlığı merkezlerinin (ASM) acil hizmet birimi olarak çalışması mümkün değildir. ASM'lere gelen acil hastaların tedavileri gecikebilir, hastalar zarar görebilir, hatta ölümlere, sakat kalmalara yol açabilir.

4. ASM çalışanları Cumartesi günleri veremeyecekleri acil hizmetler karşısında mesleki sıkıntılar yaşayabilir, hastalarla sağlık çalışanları arasında gerilim yaşanabilir, sağlık çalışanlarına yönelik yeni şiddet olayları ortaya çıkabilir.

5. Birinci basamak sağlık çalışanlarının hafta içi toplam 40 saat çalışma üzerine Cumartesi günleri ‘nöbet’ adı altında fazla çalıştırılmaları her çalışanın evrensel hakkı olan dinlenme hakkının ihlalidir.

Geçen yıl ülkemizde yaklaşık 630 milyon kişinin muayene olduğu açıklandı..

Muayene sayılarında yaşanan artış halkın sağlığına olumlu yansımadı. Hastaların daha çok hastanelere başvurup, defalarca katkı ve katılım payı ödemesinin nedeni sistemdir. Performans kaygısıyla yetersiz sürede yapılan muayeneler sonrası hastalar dertlerine çare bulamadıkları için defalarca başvurmakta, böylece ilaç sektörü ve tıbbi şirketler daha çok para kazanmaktadır. Tüm bu "nöbetler" ve anlamsız yeni iş yükleri sistemin iflasının yansımalarıdır.

Çare bellidir:

Sağlık hizmetinde yaşanan sorunlara çözümü, tüketime değil, toplumun gereksinmelerine dayalı sağlık politikaların yaşama geçirilmesidir.

Sağlık Bakanlığını baskıcı, halkın sağlığını tehlikeye atacak uygulamalardan vazgeçmeye çağırıyoruz.