Yeni Sağlık Torbası`na Karşı Önemli İtirazlarımızı TBMM`de Dile Getirdik

Sağlık Torbası İçin Hekimler Der ki;

Hekimliğin Suç Haline Getirilmesini ve Köleliği Kabul Etmiyoruz, Etmeyeceğiz

20 Haziran 2013 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na Hükümet tarafından gönderilen “ Sağlık Torba Tasarı”, 26 Haziran -1 Temmuz tarihleri arasında bütün uyarılara rağmen acele ile Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonundan geçirilip Genel Kurula indirilmişti.

Tasarı Genel Kurul’un iade etmesi üzerine, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonunda 21 Kasım 2013 günü tekrar görüşülmeye başlandı.

41 Maddelik Tasarıya tıp ve tıpta uzmanlık eğitimini, hekimlerin haklarını ve hekimlik mesleğini yakından ilgilendiren çok sayıda yeni hükmün eklendiği ya da öncekilerde değişiklik yapıldığı anlaşılmıştır.

Tasarı genelde sermayenin özelde sağlık sermayesinin çıkarlarına göre biçimlendirilmiştir. Tasarıda az sayıdaki olumlu düzenleme hukuksuz ve haksız düzenlemelerin üstünü örtmeye, verilecek ağır zararı gidermeye yetmemektedir. Düzenlemelerle sağlık hizmeti daha da ticarileştirilmekte, hekimlerin mesleğini bağımsız bir biçimde yerine getirmesi suç haline getirilmektedir.

Özel ve kamu işverenlerinin çıkarları için hekimlerin üzerinden çifte sömürü yöntemleri geliştirilmektedir. Yıllardır “hekimlerin elini vatandaşın cebinden çıkaracağız” diye topluma açıklamada bulunanların, vatandaşın cebine de hekimlerin emeğine de bütünüyle el koymayı amaçladıkları bütün çıplaklığı ile ortaya çıkmıştır.

Tasarı, Sermayenin doymak bilmez çıkarlarına hizmet için evrensel hekimlik ilkelerinin ve evrensel hukuk ilkelerinin çiğnendiği bir metinden ibarettir.

Toplum yararına kamusal sağlık hizmetinin iyileştirilmesine, tıp fakültelerinin eğitim ve öğretim üyesi sorunlarının çözümüne, sağlık çalışanlarına insancıl çalışma koşulları ve ücret sistemi getirilmesine yönelik düzenlemeler, Tasarının kapsamına girememektedir.

Komisyon toplantısına Türk Tabipleri Birliği adına Merkez Konsey Genel Sekreteri Dr. Bayazıt İlhan, İkinci Başkan Prof. Dr. Gülriz Erişgen, Av. Ziynet Özçelik katıldı.

Toplantıda Türk Tabipleri Birliği adına Genel Sekreter Dr. Bayazıt İlhan verilen kısıtlı zamanda itirazlarımıza dair bir sunum yaptı. Sunumda tıp ve tıpta uzmanlık eğitiminin içinde bulunduğu sorunlara çözüm getiren düzenlemelerin öneriler doğrultusunda acilen yapılması, hekimlik değerleri ile çelişen maddelerin düzeltilmesi, hekimliğin suç sayılmasına yönelik maddenin bütünüyle geri çekilmesi, çifte sömürüye ve bağımsız çalışma hakkına yönelik müdahalelerin geri çekilmesi,  sağlıkta şiddetin önlenmesi için daha önce TTB tarafından hazırlanıp TBMM Sağlıkta Şiddeti Araştırma Komisyonu tarafından da önerilen ayrı bir suç ve ceza maddesinin düzenlenmesi, “jet profesör” olarak bilinen kişilere tanınması planlanan ayrıcalıklardan vazgeçilmesi, zorunlu hizmette bazı kişi ve gruplara yönelik muafiyet yerine bütünüyle kaldırılması, nöbetler ve fazla çalıştırma uygulamalarının evrensel normlarda ele alınarak hekimlerin dinlenme hakkının gözetilmesi, kurum hekimleri ve emekli hekimler başta olmak üzere dezavantajlı hekim guruplarının mağduriyetlerinin giderilmesine yönelik TTB önerilerinin tasarıya yansıtılması başlıklarına özellikle değinildi. Hekimlik uygulamalarının “ruhsatsız” olarak tanımlanarak suç haline gelmesine neden olan tasarı maddesine karşı Dünya Tabipler Birliği, Avrupa Hekimler Daimi Komitesi, İnsan Hakları İçin Hekimler Örgütü, İngiliz ve Alman Tabip Birlikleri Tarafından Sağlık Bakanı’na hitaben hazırlanıp imzalanan mektup Bakan ve Komisyon üyelerine sunuldu.

Sağlık Bakanı tarafından Tasarının komisyondaki görüşmelerinin önümüzdeki Salı gününe kadar tamamlanmasının planlandığı ifade edildi.

Umuyoruz, yasama faaliyetinde bulunan milletvekilleri,  sermayenin çıkarları için tıp ve tıpta uzmanlık eğitiminin daha da tahrip edilmesine, insanlık yararına hekimlik değerlerinin  çiğnenmesine bu kez seyirci kalmazlar.

Tasarı pek çok maddeyi ve yeni önergeleri içerdiği için anlaşılması ve kavranması oldukça güç. Bu nedenle hekimler, tıp fakülteleri, asistanlar yönünden alt başlıklarda anlaşılır kılmaya çalıştık.

Bütün Hekimler Yönünden;

3359 Sayılı Sağlık Hizmetleri Kanuna eklenmesi teklif edilen madde ile “ruhsatsız hekimlik” adı altında bir suç yaratılıp 1 yıl ile 3 yıl arasında hapis cezası ve 20 bin gün adli para cezası getiriliyor. Ancak ruhsata aykırı ilaç imal edip halk sağlığını tehdit edilmesi suç olarak görülmüyor yalnızca para cezası getiriliyor.

Kamu Kurumlarında çalışan Hekimler, Aile Hekimleri, Kurum Hekimleri ve Mahali İdarelerde Çalışan Hekimler Yönünden

  1. Hekimlerin kendi adlarına bağımsız çalışmalarının yok edilmesi hedefi doğrultusunda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 1219 Sayılı Yasanın 12. Maddesi ve 2547 Sayılı YÖK Kanunun 36. Maddesinde değişiklikler yapılıyor. Buna göre  herhangi bir yerde çalışan hekimlerin mesai bitiminde muayenehane açmaları, poliklinikte ve tıp merkezinde çalışmaları yasaklanıyor.
  2. Muayenehanesi olan hekimlerin yalnızca SGK ile anlaşması olmayan sağlık kuruluşlarında çalışabilmelerine yönelik sınırlama getiriliyor.
  3. Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan hekimler ile aile hekimlerinin mesai saatleri dışında aylık otuz saati geçmemek üzere işyeri hekimliği yapması düzenleniyor. Hekimlerin kendi adına bağımsız olarak ya da hekim meslektaşının açtığı işyerinde çalışması yasaklanırken işverenlerin işçisi olmasında mahsur görülmüyor.
  4. İşyeri hekimliğine mesai sonrası ayda en fazla 30 sınırını getirirken, hekimlerin kamu işverenleri tarafında haftada 80 saat çalıştırılmasına sınır getirilmesi talepleri reddediliyor. İşyeri hekimliğinin hekimliğin özel bilgi gerektiren bir disiplini olduğu gerçeğini yok sayıp çok tehlikeli işyerleri dışında bu alanda işyeri hekimliği eğitimi şartını kaldırıyor.
  5. Acilde, Yoğun Bakımda ve 112’de çalışan hekimlerin nöbet ücreti % 50 arttırılıyor.
  6. Aile Hekimleri ve aile sağlığı elemanlarına ayda en az 16 saat Nöbet tutma zorunluluğu getiriliyor.
  7. Kurum hekimleri ve mahali idarelerde çalışan hekimler için de daha önce ayrıcalıkmış gibi sunulan mesai saatinden sonra işyeri hekimliği yapma "hakkı" 30 saat ile sınırlandırılıyor.

Tıp ve Diş Hekimliği Fakülteleri Öğretim Üyeleri Yönünden;

  1. Fakültede, devamlı statüde çalışan öğretim üyesi sayısının yüzde 5’ine kadar  sözleşmeli profesör ve doçent istihdamı düzenleniyor. Bunlara döner sermayeden saat ücreti verilmesi seçme seçilme dahil pek çok akademik hakkın tanınmaması teklif ediliyor.
  2. Öğretim elam